We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

IŞİD-Horasan, Taliban, Selefizm ve emperyalizm

29 33 1
28.08.2021

IŞİD-Horasan adlı örgüt Kabil’de bombalar patlattıkça Taliban’a hayırhah bakanların sayısı artıyor gibi. Oysa aynı müfredatın talebeleri bunlar. Selefi cihadizminin tarihselliğini, emperyalizmle ilişkilerini ve yapısallığını anlamadan, Taliban ve IŞİD-H’yi var eden koşullara itiraz etmeden ne kız çocuklarının geleceği ne de asgari insan haklarının tesis edilmesi mümkün olacaktır.

İNGİLİZ KOLONYAL MİRASI OLARAK SELEFİZM

18 yüzyıl ortalarında Osmanlı egemenlik sahasının kapsayamadığı Arabistan’ın Necd bölgesinin hâkimi olan Suud aşireti yeni selefi ideoloji ve ilahiyatın kurucusu Muhammed ibn El-Vahhab ile ittifak ederek egemenliğini pekiştirmiş, zaman zaman bölgesini genişleten bir aşiret beyliği olmuştu. Ancak Suudlar bu ittifakın asıl sonuçlarını Osmanlı’nın dağılması sürecinde toplayacaktı. İngilizlerin desteklediği hareket Abdülaziz ibn Suud liderliğinde Birinci Dünya Savaşı arifesinde Vahabi akımın yeni temsilcilerinden Faiysal El-Derviş ile ittifak ederek etki sahasını hızlıca arttırmaya başladı. Faysal el-Derviş’in Vahabi örgütünün adı İhvan idi. Osmanlı’nın bölgedeki yerel müttefikleri de Dünya Savaşı ortasında taraf değiştirerek İngilizlerle işbirliğine girdi. Osmanlı bölgeyi kaybettiğinde Vahabi-Suud’lar Necd’de krallık ilan etti. Hicaz’da ise İngiliz destekli Vahabi olmayan krallık bir süre yaşayabildi. Suudlar Vahabi İhvancıların desteği ile 1925’de Hicazı tamamen ele geçirdiler. Necd Kralı ibn Suud kendisini 1926’da Hicaz ve Necd Kralı ilan etti.

Buraya kadar kısa ve genel bir siyasi tarih anımsatması yaptık. Ancak bu andan itibaren yaşananlar bugün Afganistan’da, yakın zamanda Suriye ve Irak’ta ve genel olarak siyasal İslamcı hareketler dünyasında yaşanan bölünme, yeni oluşumlara gitme süreçlerini anlamak için önemli. Tarih birebir tekerrür etmiyor ama bazı yapısallıklar yeniden ve yeniden karşımıza çıkıyor: Son 20 yılda tanık olduğumuz El Kaide-IŞID yol ayrımının, Taliban-IŞİD-H ilişki ve mücadelesini anlamak için 100 yıl önceki deneyime bakmak çok şey anlatabilir.

Hicaz’ı Faysal El Derviş’in vahabi militan kardeşlik (İhvan) savaşçıları yardımıyla ele geçiren Suudlar diğer İngiliz Arap mandaları ve bölgelerine yönelik bir hareketten kaçındılar. Faysal ve vahabi savaşçıları Kuveyt, Irak ve Ürdün gibi İngiliz kontrolündeki sahalara yönelik eylemlere başlayınca İngilizlerle karşı karşıya kalan vahabi kral (Abdülaziz Suud) bir yol ayrımına geldi. Aralarındaki 2 yılı aşan bir mücadeleden Suudlar galip çıktı. Faysal ve yakınındakiler İngilizlerin Suudlara sağladığı yeni silahlar karşısında çok ağır ve sert bir yenilgi ile tarihe gömüldüler.

Faysal El Derviş’in Abdülaziz İbn Suud ile yaşadığı yol ayrımı birçok açıdan El-Kaide-IŞİD ayrımına ya da en son karşımıza çıkan Taliban-IŞİD-H ayrımına benziyor. Zira aralarında ilahiyat görüşü bakımından yahut hâkim oldukları topraklarda izlenecek sosyal, kültürel yahut ekonomik siyasetin şeriatı bakımından önemli bir farklılık........

© Birgün


Get it on Google Play