We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

AKP’nin seçim öncesi dış siyaset kurgusu

14 14 13
13.10.2021

AKP, iktidarının 20’nci yılına giderek güç kaybederek, ilerliyor. En geç 2023’te olması beklenen seçimler, iç politikada olduğu gibi dış politika gelişmelerine de yön vermeye başlamış görünüyor. Maliyetli kaynaklardan iç piyasaları rahatlatacak sıcak para akışı arayışları gibi dış siyasette de bazı başarı hikâyelerine yer açılması gerekiyor. Erdoğan’ın son Soçi zirvesinde Putin’den Türkiye’nin İdlib’den çekilme takvimini 2023 sonlarına kadar uzatmasını rica etmiş olması, yaygın konuşulan bir söylenti ve gerçek olması kuvvetle muhtemel. Ancak konunun bununla sınırlı olması mümkün değil. 2023 öncesi son yılların dış siyaset başarısızlıklarını görünmez kılmak ve yakalanacak kimi başarıları ise her gün manşetlerden vererek arşa yükseltmek, bu yeni dönemin ana kurgusu olarak karşımıza çıkıyor.


Başta ekonomi olmak üzere ülkenin temel sorunlarını çözmekten ziyade karmaşıklaştıran Erdoğan yönetimi, özellikle son yerel seçim başarısızlığı ile açığa çıkan gerileyişini bir imaj inşası ile düzeltme stratejisine yaslanmış görünüyor: Uzay programına start veriliyor, yerli araba bantta ilerliyor, İHA-SİHA’lar dünya pazarlarına kapış kapış satılıyor haberleri her Allah’ın günü manşetlere taşınıyor. Hatta AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım’ın son açıklamasına bakılırsa AKP, “2023 hedeflerine en kararlı bir şekilde ilerliyor ve 2023’de Türkiye’yi dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına sokacak”. Şunun şurası bir buçuk yılda nasıl yapılacak bu iş, orası belli değil ama önemli de değil. Kuyruğu dik tutmak ve savunma yerine saldırı taktiğini sürdürmek, sorunları kötü niyetli algılar olarak niteleyip yeni algılar inşa etmeye karar verilmiş görünüyor.

YANGINDAN MAL KAÇIRMA DİPLOMASİSİ

Komşularla sıfır sorun, stratejik derinlik, muhteşem yalnızlık, az düşman çok dost ve daha birçok siyasi motto ile ifade edilen AKP dış siyaset repertuarına bir kavram da biz önerelim: “Yangından mal kaçırma diplomasisi!”, ya da İngilizcesi ile söyleyecek olursak “fire-sale diplomacy”. Bunun Can Yücel ekolüyle çevirisi “kelepir diplomasi” de olabilirdi ama daha düz bir çeviri ile yetinelim.

Kavram özellikle Donald Trump’ın başkanlık seçimini kaybedeceğinin açıkça belli olduğu anketlerin yayınlanması ile başlayan ve görevi devredeceği zamana kadar izlediği dış siyaset için kullanılıyor. Trump bu dönemde uluslararası anlaşmalardan çekilmekle başlayıp, Obama döneminden kalan Küba ile daha ılımlı ilişki sürdürme politikasına son vermekle devam etmiş, Venezüella gerilimini iyice tırmandırmış, İsrail sağ siyasetine o güne dek hiçbir ABD yönetiminin yapmadığı ölçüde kredi........

© Birgün


Get it on Google Play