Trump, Avrupa’nın uygarlığına da karşı |
Amerika’yı eski ihtişamlı dönemine getirmeyi hedefleyen Trump yönetiminin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesinde elbette yeni bir şey yok. Ancak geçen aybaşında yayınlanan belgenin daha mürekkebi kurumadan yaşananlar, bu yönetimin kendi yaşam alanını korumak ve genişletmek için ne kadar kararlı olduğunu gösterdi.
Uluslararası hukuku çiğneyerek gerçekleştirdiği Venezuela baskınını bu ülkenin doğal kaynaklarının asıl sahibinin ABD olduğunu ileri sürerek savunan (Başkan Maduro ve eşine yönelik “narko terörizm” suçlamasıyla birlikte) Trump ve yakınları sıranın Gröndland’da olduğunu, yani bir NATO ülkesinin topraklarının işgal ya da ilhak etmeyi (ya da satın almayı) düşündüklerini tekrarlayarak Atlantik ittifakının kendi hukukunu da önemsemediklerini gösterdiler.
Ukrayna Savaşı’yla ilgili kendi çözüm arayışlarını tehlikeye düşürmemek için Venezuela saldırısını açıkça kınamaktan kaçınan Avrupa Birliği (AB) liderleri (aralarında Macaristan Başbakanı Orban gibi coşkuyla destekleyenler de var tabii ki), Gröndland konusunda Danimarka Krallığı’nı destekleyen ve bu ülkenin “Danimarka’nın bir parçası” olduğunu hatırlatan açıklamalar yaptılar. Ancak da bu konudaki tavrını açıkça dile getirerek ABD’nin lideri olduğu NATO ittifakının açıkça iflasını ilan eden Trump’ı kızdırmamak, her şeye rağmen onu yanlarına almak ve muhtemelen bu iflası geciktirmek için enerjik tepki vermekten kaçınıyorlar.
Paris’te önceki gün 35 ülkenin katılımıyla (ABD, Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner tarafından temsil edildi) gerçekleşen Ukrayna zirvesi de bunun bir göstergesi. Zirvede Ukrayna’da bir ateşkesin sağlanması ya da barış anlaşmasının yapılması durumunda söz........