Che’nin mirası emperyalist abluka altında: Küba’dan ellerini çek! |
Küba halkı yaklaşık 70 yıldır Amerikan emperyalizminin ambargosuna direniyor, sosyalist devrimi savunuyor.
Ve dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Almanya’da da sosyalistler son dönemlerde daha da azgınlaşan ve ülkedeki hayatı felç etmeyi hedefleyen ağır ambargoya karşı direnen Küba’nın devrimci direnişiyle dayanışmalarını sürdürüyorlar. Son günlerde Amerikan donanmasının denizdeki kuşatmasını yararak ya da hava yoluyla Küba’ya malzeme desteklerini ulaştıran “dayanışma tugayları” içinde Almanya’dan yola çıkanlar da var. Ancak bu dayanışma girişimlerinin hacmi, Küba halkının ihtiyaçlarının karşılanması için tabii ki mümkün değil. Bu destekler daha çok sembolik düzeyde önemli.
Küba’nın bugünlerdeki en büyük ihtiyacı petrol. Venezuela’nın Amerikan emperyalizminin kontrolü altına girmesi ve Trump’ın Küba’ya petrol ihraç eden ülkelere yönelik tehditleri, Amerikan donanmasının denizden fiili kuşatması nedeniyle ülke dört aydır tarihinin en zor dönemini yaşıyor.
KUŞATMANIN AĞIR FATURASI
Sürekli elektrik kesintileri nedeniyle günlük yaşam adeta felç olmuş durumda. Birçok hastanede yaşamsal aciliyeti olan ameliyatlar yapılamıyor. Tedavisi için gerekli ilaç ya da ilaç hammaddesi alınamadığı için bu ilaçlara acilen ihtiyacı olan binlerce insan, özellikle çocuklar ölüm tehlikesiyle karşı karşıya.
Zor koşullara rağmen ülkeye ulaşan yardımlar, yakıt sıkıntısı nedeniyle nakliye araçları çalışmadığı için halka ulaştırılamıyor.
Ancak Trump yönetiminin beklediği gibi bu sıkıntılar nedeniyle Küba halkı hükümete karşı sokaklara dökülmedi. Trump geçtiğimiz yılın sonunda Küba’nın bir-iki hafta içinde düşeceğini iddia etmişti. Aradan aylar geçti bu olmadı. Şimdi de sosyal medya üzerinden “gerekirse askeri işgal” tehditlerinde bulunuyor, Kübalı göçmen bir ailenin çocuğu olan Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun “Küba’ya iyi bir başkan” olacağı esprilerini........