menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Venezuela’da Çin: Kurşun atmadan ABD gücüyle mücadele

35 1
08.01.2026

Hafta sonu Venezuela’daki siyasi liderliğin ABD gücüyle görevden alınması, “Venezuela artık ABD tarafından yönetilecek” ve ülkenin petrol varlıklarının Amerikan şirketleri tarafından “geri alınacağı” açıklamaları Batı Yarımküre’de Soğuk savaş ardından kurulan düzenin açık bir kırılma anı. “Yaptırım diplomasisi” artık “fiilen el koyma” haline dönüştü.

ABD’nin Venezuela politikası uzun süre “sorumluluk almadan baskı” üzerine kuruluydu. Yaptırımlar, diplomatik izolasyon ve rejimi dışarıdan çökertmeyi amaçlayan stratejiler uyguladı. Ancak siyasi liderliğin zorla alınması, petrol varlıkları üzerinde açık hak iddiasında bulunulması ve bu varlıkların ABD şirketlerine yönlendirileceğinin ilan edilmesi, bambaşka bir eşiğin geçildiğini gösteriyor.

Trump döneminin yeni Ulusal Güvenlik Belgesi’ne bakarak, önümüzdeki yıllarda ABD’nin kuzeyi ve güneyinde kontrolünü genişletirken dünyanın diğer bölgelerine olan “ilgisinin” azalacağını öngören çok sayıda yorum var.

Trump’ın Venezuela adımının açıktaki amacı petrol gibi anlatılıyor. Esastaysa ezelden arka bahçesi olarak gördüğü Latin Amerika’daki Çin etkisini azaltmak ve ABD’nin dozu giderek artan Çin rekabetinde yeni bir seviyeye çıkmak olarak okumak gerekli.

Çin açısından durum Venezuela ile sınırlı değil. Yaşananlar, ABD’nin yarımküredeki stratejik varlıklar üzerinde doğrudan kontrolü istediğini ve bunu açık biçimde Çin’in Latin Amerika’daki 20 yıldan fazlaya yayılan nüfuzuna karşı konumlandırdığını gösteriyor. Çin’in Latin Amerika stratejisinin tam merkezine dokunuyor. Bu nedenle soru, Pekin’in bu gelişmelere askeri karşılık vermeden ABD ile nasıl mücadele edeceği.

Çin Venezuela’da marjinal bir yatırımcı değil. On milyarlarca dolarlık petrol karşılığı krediler, enerji ve ulaşım altyapısı, limanlar, telekom ağları ve uzun........

© Birgün