Belirsizlik vahim bir hal alıyor…
78 kuşağı mensubu olarak gençlik yıllarımızda yaşadıklarımızı, yıllar öncesinde halk adına karşısında durduğumuz sömürü tanımlarını ve o tanımların neler olduğuna dair düşüncelerimizi, 3 Ocak’tan beri yineleyip duruyoruz…
O gün mücadele ettiğimiz yapı, bugün başıboş bir şekilde dünyayı tehdit ediyor…
3 Ocak’ta ABD Başkanı Trump’ın, egemenliği dünyaca tanınmış bir ülkenin, seçimle gelen başkanı Maduro ve eşini, gece yataklarından alıp New York’a kaçırması, üstelik esir alma serüveninin dünyaya Hollywood filmi gibi gösterilmesi, emperyalist yayılmacılığın, diktatörlerin neler yapabileceğini bir kez daha insanlığa anlattı…
****
Kapitalist sistem hiçbir zaman küçümsenmemeli…
Zaten 11. Yüzyıl’dan beri bu sisteme karşı ülke, insan ve emek sömürüsünü önlemek adına düşünürler ve siyasiler, yeni yollar arıyorlardı…
Önce; 1215 yılında imzalanan,“Magna Carta” yani "Büyük Özgürlükler Sözleşmesi" İngiltere’de “Kralın bazı yetkilerinden feragat etmesini, kanunlara uygun davranmasını ve hukukun kralın arzu ve isteklerinden daha üstün olduğunu kabul etmesini ve bütçede harcadığı paranın açıklanmasını zorunlu kılmıştı…
Sonra; “1789 Fransız Devrimi’yle” birlikte Fransa'daki mutlak monarşinin devrilip yerine cumhuriyetin kurulması sağlanmıştı…
Devrim sadece devlet yapısını değil dini de sorgulamış, Katolik Kilisesi'ni ciddi reformlara gitmeye zorlamıştı…
Devrimle birlikte “Siyaset anlayışı, ulusalcılık akımı, insan hak ve özgürlüklerinin öncelemesini sağlayarak “Yakın Çağ'ı başlatmıştı.”
1789 Dünya ve Avrupa tarihinde büyük bir dönüm noktası olmuştu…
****
İnsanlığın, inanç bağnazlığından kurtulması, düşünce ve ifade özgürlüğüne kavuşması, yaratma gücünü ortaya çıkarmıştır...
Bu gelişim, siyaset yapma biçimindeki değişim, ekonomiyi doğrudan etkileyerek üretim artışı ve yaşamda anlayış........
