3 Fidan’ın önünde saygıyla eğiliyoruz!

Türkiye’nin yakın tarihinde bazı isimler vardır ki, yalnızca bir dönemin değil, bir fikrin, toplumsal bir itirazın ya da bir halk isyanının sembolü hâline gelirler...

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan da bu sembollerin en önünde gelenleridir…

Unutulmayan halk kahramanlarıdır…

∗∗∗

Onların hikâyesi, sadece genç yaşta verilen sosyal ve ekonomik bir mücadelenin değil, aynı zamanda “tam bağımsız Türkiye” idealinin çarpıcı bir ifadesidir…

Devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ün “İktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır.” Talimatını yerine getirmek için can veren kahramanlardır…

∗∗∗

Kültürel gelişmesiyle, demokratik laik yaşam biçimiyle, emeği koruyan üretimi arttıran ekonomik modeliyle kalkınan Türkiye Cumhuriyeti, kısa zamanda dünyada saygın bir ülke haline geldi… Dahası, emperyalistler tarafından sömürülen mağdur ülkelere esaretten kurtulma cesaretini verdi…

İnsanca yaşamanın, inanç ve kararlılıkla kalkınmanın, ekonomi ve sosyal yaşamın gelişebilmesinin ancak, laik demokratik hukuk devletiyle olacağı örneğini gelişmekte olan ülkelere gösterdi…

Uygarlık ve demokratik ülke olma yolunda kararlı adımlarla devam etti ve Türkiye, çok partili Parlamenter demokrasiye geçti…

∗∗∗

1960’ların sonu ve 70’lerin başında Dünya, iki kutuplu bir düzenin baskısı altındaydı…

2. Dünya Savaşı sonrası büyüyen, dünyada yeni bir güç haline gelen “Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği” ile kapitalist sistemin temsilcisi ABD ile müttefikleri soğuk bir savaşa girdi…

Bir yanda Pentagon merkezli küresel güç dengeleri, diğer yanda bu düzene itiraz eden halk........

© Birgün