We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Cumhur İttifakı: Nereden nereye?

133 36 97
28.10.2018

Siyasal ittifaklar çıkarlar doğrultusunda kurulur, tarafların çıkarlarına hizmet ettiği sürece devam eder, çıkarlar çatıştığında ya da örtüşmediğinde de bozulur.

AKP, hükümet olmaktan devlet olmaya, oradan da rejimi değiştirmeye uzanan süreçte, farklı siyasal aktörlerle konjonktüre uygun ittifaklar kurmayı ve bu ittifaklar sayesinde yol haritasını hayata geçirmeyi başarmıştır.

AKP-MHP ittifakı AKP’nin 15 Temmuz Darbe Girişimi ve “çözüm süreci” sonrası yeni müttefik arayışlarının bir neticesi olarak ortaya çıkmıştır. MHP’yi bu ittifaka “evet” dedirten ise hem parti hem de devlet içerisindeki gelişmeler olmuştur.

Bir, AKP Akşener’in genel başkanlık koltuğuna oturmasını MHP kongresini yaptırmayarak engellemiştir, yani Bahçeli koltuğunu AKP’ye borçludur. Ve iki, Kürt sorununda şiddetin yeniden devreye girmesine paralel bir şekilde, MHP devlette ve özellikle güvenlik bürokrasisi içerisinde Cemaatten boşalan yeri doldurmaya talip olmuştur.

Tam da bu nedenlerle Bahçeli, iktidar partisi henüz darbe girişiminin sarsıntısını tam anlamıyla atamamış ve başkanlıktan söz edemez hale gelmişken “fiili durumu hukuki statüye kavuşturma” gerekçesiyle önce referandum, sonra da “evet” çağrısı yapmıştır. Bu da yetmemiş, erken seçim çağrısıyla ve Cumhur İttifakı’yla, fiilen yürürlükte olan rejimin anayasal statüye kavuşma sürecinin tamamlanmasını sağlamıştır.

Bu süreçteki “kazan-kazan ilişkisi” açıktır: MHP, hem barajı geçemeyecek olsa bile Meclis’e girme garantisiyle seçime katılmış hem de devlet içerisindeki etkisini artırmış, AKP ise başkanlık için gereken % 51’lik oyu en kötü ihtimalle ikinci turda garantileyeceğini bilerek........

© Birgün