We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bu bir Ara Güler yazısı değildir

145 80 369
21.10.2018

Daha önce neredeyse hiç görülmemiş bir şekilde, İstanbul’un göbeğinde, bir ülkenin konsolosluğunda, bir ülke, kendi vatandaşını barbarca öldürdü. Bu barbarlığın bir infial yaratmaması, buna sessiz kalınması, bunun üzerinin örtülmesi mümkün değildi ki, öyle de oldu. Günlerdir sadece Türkiye’de değil, ABD ve Avrupa’da bu mesele konuşuluyor, Suudi Arabistan’ın bir bedel ödeyip ödemeyeceği merak ediliyor.

Öte yandan, aynı ülke, yani Suudi Arabistan yıllardır Yemen’de dünyanın en kirli, en insanlık dışı savaşlarından birini sürdürüyor, sivil çoluk çocuk demeden katlediyor ama hem Türkiye hem dünya sadece izlemekle yetiniyor. Çünkü Suud’un petrolü var ve Suud hanedanı petrolüne, uluslararası kapitalizmin petrole olan ihtiyacına güveniyor. Kaşıkçı cinayeti, uluslararası güç dengeleri açısından bir anlam taşıdığı için önemseniyor, pazarlıklara konu ediliyor, üstünün örtülüp örtülmeyeceğine dair güç mücadelesi devam ediyor ama Suudilerin Yemen’de taş taş üzerinde bırakmamasını kimse görmüyor, kimse umursamıyor.

•••

Ersin Turhan, Erzincan Binalı Yıldırım Üniversitesi mezunu gencecik bir adamdı. Yıllardır öğretmenliğe atanmayı bekliyordu. Dersim Pertek doğumluydu ve işsiz olduğu için köyünde nohut ekerek geçinmeye çalışıyordu. İş bulmak için İstanbul’a gitti ama bulamadı. Ersin 14 Ekim’de kendini asarak intihar etti, cebinden 10 lira para çıktı.

Çocuğuna pantolon alamadığı için kendini öldüren babayı çoktan unutmuş olsak da, o intiharın üzerinden çok değil, sadece bir ay geçti. İnsanların geçim sıkıntısından kendini yakmaya, asmaya, öldürmeye çalışmaları Türkiye’nin bir rutini haline geldi, vaka-i adiyeden sayılır oldu. Aynı şekilde iş cinayetleri de, Soma’da, Ermenek’te, Torunlar’da........

© Birgün