Beyaz bir yürüyüş |
Bundan tam üç yıl önce, 8 Mart, Dünya Kadınlar Günü’ne denk düşen bir kongrenin açılış konuşmasında “Ölümcül karanlık bir cehalet ile kuşatıldığımız gerçeğini sıkıştıracak bir katman bulamıyorum” demiştim.
Pandemik zamanda, bir itfaiyecinin yangın yerine insan sürmesi gibi insanları ölüme sürükleyişlerine yakın tanıklığımla ilişkili bu endişeli serzenişten bir zaman sonraydı ki zulüm ve ölüm dâhil bu karanlık cehaletin, sıkışacağı o katmanı da bulmuştum. O katman, her şeye karşın ve ebedi bir iktidar isteyenlerin paralel gerçekliğiydi.
Cehalet, şiddet, sağlığın tüm bileşenleriyle sömürülmesi, eril baskı, akademideki çürüme, gerçeğin karartılması, yeni bir gerçeklik kurgulanması, tüm bunlar bu katmana sıkışmadan sığıyordu.
İyi hekimlik yapmak isteyen hekimler olarak iyi hekimlik yapılamadığının, yapamadığımızın farkındayız.
Hekimler özlük haklarından yoksunlar ve bu hekimleri de hekimliği de öldüren büyük bir sorun.
Hekimler intihar ediyor, yorgun nöbetlerden sonra direksiyon başında dalgın kaza yapıyor, erken yaşta kalp krizleri geçiriyor, göç ediyor, istifa ediyor.
Yoksulluk sınırı altındaki emeklilik aylığı, yatay, dikey ve eril taciz, özel hastanelerde güvencesiz çalışmak, artık şiddete dönüşen davalar, az sayıda kalan serbest meslek icra edilen muayenehanelere bezdirici, yersiz denetim ve mali yükler, performansa dayalı ücretlendirmenin yarattığı ağır baskı ve rekabet ortamı, hekimlerin tek başlarına mücadele edemeyecekleri kadar önemli sorunlar.
Örgütlü ve güçlü bir mücadelenin tüm bu başat sorunları kapsamına alması şart.
******
Ama bunlar ne yalnızca hekimlerin sorunu ne de yalnızca sağlık sistemiyle ilişkili. Bütün bunların kaynağı bizatihi sistemin kendisi. Mesela, hekime şiddetin kaynağı ve desteği, ülke yönetenlerin özenle kurdukları şiddet dili ve cezasızlık.
Tıpkı kadına şiddet ve işçi ölümlerinde olduğu gibi isteseler yasal düzenleme ile durdurabilecekleri bu şiddeti durdurmak istemediklerinden eminiz artık. Çünkü Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından hazırlanan yeni yasa teklifi de daha öncekiler gibi Meclis Komisyonunda bekletiliyor.
İyi hekimlik yapabilmenin önündeki en önemli engellerden biri de giderek niteliksizleştirilen tıp fakülteleri, içten içe çürümeye bırakılan akademi.........