Yapay zekâ için lobi savaşı |
ABD’de toplam takipçi sayısı milyonları bulan bazı sosyal medya ünlülerinin kısa süre önceki paylaşımları dikkat çekiciydi. Daha çok “ışıltılı” hayatlar, annelik deneyimi, sağlıklı yaşam, çocuk bakımı gibi konularda videolar paylaşan isimler, arka arkaya, yapay zekânın kendilerine ne kadar yardımcı olduğunu anlatan videolar yayınladılar. Videolarda bu teknolojinin liderinin ABD olması gerektiği yönünde vurgu dikkat çekiyordu. Wired Dergisi’nin haberine göre, video başına yaklaşık 5 bin dolarlık ödemelerin yapıldığı bu kampanyaların arkasında “Build American AI” (Amerikan yapay zekâsı üret) inisiyatifi vardı. Onun arkasında da geçtiğimiz haftalarda yayımladıkları teknofaşist manifestoyla gündeme gelen Palantir şirketi ve Open AI, Perplexity gibi diğer yapay zekâ devleri...
Yapay zekâ şirketleri ve bunlara yatırım yapan teknoloji şirketleri öyle büyük paralara hükmetmeye başladılar ki artık yeni güç odakları oldular; ekonomik güç onlara politikaları etkileyebilme, hatta zaman zaman belirleme olanağı sağlıyor.
ABD merkezli iş ve teknoloji araştırmaları şirketi Gartner’a göre, dünya genelinde yapay zekâ harcamaları 2026’da 2,5 trilyon dolara ulaşacak. ABD’de yatırımların “aslan payı” kamudan değil, özel sektörden geliyor. Burada özel sektörün yapay zekâ yatırımları 2024 yılında 109,1 milyar dolardı. Bu rakam, Çin’deki yatırımın yaklaşık 12 katıydı.
Bu yatırımları yapanlar elbette işi şansa bırakmak istemiyor ve kâr güdüsüyle bu teknolojinin gelişmesine ket vurabileceğini düşündükleri düzenlemelere karşı yoğun lobi faaliyeti yürütüyorlar. Öyle ki artık teknoloji ve yapay zekâ lobisi, ABD’nin geleneksel olarak en güçlü lobilerinden ilaç ve silah lobileriyle birlikte anılıyor.
PARANIN GÜCÜ: LOBİLER VE “SİYASİ EYLEM KOMİTELERİ”
Türkiye’de lobi denince akla gelenlerle ABD’deki işleyiş arasında farklar var. Burada genellikle tabanı konsolide etmeye yarayan, sorunları dışsallaştırmak için devreye sokulan muğlâk bir düşman kategorisi tanımı olarak kullanılıyor. Tayyip Erdoğan’ın ekonomideki tüm olumsuzlukları havale ettiği “faiz lobisinin” yanı sıra “savaş lobisi”, “LGBT lobisi”, “korku lobisinden” bahsetmişliği var. Aynı kavramı sıklıkla kullanan bir diğer isim Devlet Bahçeli, “mütareke lobisi”, “firavun lobisi”, “yıkım lobisi”, “köksüzler lobisi” gibi tanımlarla kavramın sınırlarını gündeme göre epey esnetebiliyor.
Gerçekte lobiciliğin ne olduğunu anlamak için ABD’ye bakmak gerekiyor. Burada çeşitli çıkar gruplarının lobi şirketleriyle çalışarak yasa yapım sürecini etkilemeye çalışması, sıkı denetime tâbi yasal bir süreç. Örneğin Axios’taki bir habere göre, sadece 2025’in Temmuz, Ağustos, Eylül aylarındaki üç aylık dönemde büyük teknoloji şirketlerinden Meta 5,8 milyon dolar, Amazon 4,4 milyon dolar ve Google 3,6 milyon doları lobi........