Ayraç |
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Yazın bitişini bir yas duygusuyla yaşarken bulutlar da görünmeye başladı. Kitaplığımda teselli ararken, iki yıldır aynı sayfada bekleyen bir kitapla karşılaştım. Ayracı yüz doksan altıncı sayfada; kitabı her gördüğümde içimde aynı ses: Bu hafta döneceğim. Dönmedim, dönmüyorum. Ne bitirebiliyorum, ne rafa kaldırabiliyorum. Herkesin böyle bir ayracı vardır sanırım: Çekmecede bekleyen bir tahlil kâğıdı, iki yıldır "yarın arayacağım" denen bir dost...
Ertelemeyle tembellik karıştırılır çoğunlukla. Tembellik, dışarıdan konan bir isim; davranışa bakıp içeriyi bildiğini sanan bir teşhis. Erteleyen ister, listeler yapar, takvimler kurar, "pazartesi" der ve pazartesi geldiğinde acı çeker. Bu işin eski bir duası bile var. Augustinus gençliğinde "Bana iffet ver" diye Tanrı'ya yakarıyordu, "ama şimdi değil." Gonçarov'un Oblomov'u da divandan kalkmaya romanın ilk yüz sayfası boyunca niyetlenir; akşam olduğunda hâlâ sabahlığının içindedir. İstemekle yapmak arasındaki o dar boğazda ne duruyor?
Freud'un önemli sezgilerinden biri, bilinçdışının zaman tanımadığıydı. Yıllar geçer ama bazı anılar, arzular, korkular içeride aynı tazelikte kalır. Takvim ilerler; yarım kalan........