menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Alışmanın karanlığı

28 15
07.01.2026

Yeni yılın ilk günlerine Trump damga vurdu. ABD’nin, Maduro’yu eşiyle birlikte ülkesinden alıp New York’ta yargılamaya kalkması bütün dünyayı şaşkına çevirdi. Uluslararası hukuk diye bir şey zaten kalmamıştı, bu olay son noktayı da koydu. Dünya yeni bir düzene geçiyordu. Hemen kıyamet senaryoları ortalığı sardı. Sırada hangi ülke var? Üçüncü Dünya Savaşı'na doğru mu gidiliyor? Bu durum, aslında bir süredir gündelik hayatta sık sık yaşanan dehşet haberleriyle politik olanın kesiştiği bir yeri gösteriyor. Sanki dünya hiç olmadığı kadar tehlikeli bir yere dönüşüyormuş gibi algılanıyor. Ama asıl olan, dünyanın tehlikeli olmaktan çok tekinsizleşmesi: tanıdık olanın güven vermeyi bırakması.

Tehlike, çoğu zaman tarif edilebilir bir şey. Bir nesnesi var; yönü, hedefi, örneğin “Şu yüzden korkuyorum” diyebiliriz. Tekinsizlikte ise tanıdık olan tuhaflaşır; daha önce tanıdık ve güvenli olan bir şey, anlamını kaybetmeden ama güven verme işlevini yitirerek var olur. Kurallar ve kurumlar vardır ama işlemez; güven de tam burada çöker. Ne kaçabiliriz ne de bekleyebiliriz, olduğumuz yerde kalsak da oraya ait hissedemeyiz. Bugün yaşadığımız durum bu.

Tekinsizlik, korku ve kaygıdan farklı olarak alarm, kaçış ya da........

© Birgün