Tarihi hesaplaşma yaklaşırken
12 Eylül askeri darbesinin ardından kapatılan CHP, AKP iktidarı döneminde tarihinin en büyük demokrasi dışı darbelerinden birini daha yedi. CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı, “parti kapatmalarla mücadele ettiklerini” söyleyenlerin yönettiği ülkede, bir partinin, üstelik iktidarı almaya aday bir ana muhalefet partisinin fiili olarak kapatılması girişiminden başka bir şey değil.
Rejim, CHP’yi iktidar hedefinden soyutlayıp kendi istediği kalıba sokmak için mevcut yönetimi uzun süredir ateş hattında tutuyordu. Erdoğan, CHP lideri Özel’e, İmamoğlu’nu Silivri’de unutup Ankara merkezli siyaset yapma çağrısında bulundu ve bunu birkaç defa yineledi. Çağrı şu anlama geliyordu: “İktidarı almaya çalışma; sana çizdiğim sınırları aşma.” Ancak Özgür Özel ve partisi, Saray’ın kontrollü ve uslu muhalefeti olmayı reddetti.
Kılıçdaroğlu, delege iradesiyle kurultayda genel başkanlığı kaybettikten sonra CHP, Özel liderliğinde ve değişimin yarattığı rüzgârla Mart 2024 yerel seçimlerini kazanmış ve 47 yıl sonra ilk kez birinci parti konumuna yükselerek AKP’yi de kurulduğu günden bu yana ilk defa ikinciliğe itmişti. Rejim açısından esas mesele hiçbir zaman kurultayda verilen birkaç yüz oy olmadı. Rejimi ilgilendiren CHP’de seçimlerin ne kadar adil olup olmadığı değildi; CHP’nin genişleyen siyasi etki alanı, yerel seçimde aldığı 17 milyonu aşkın oy ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun bir sonraki seçimde Erdoğan karşısında taşıdığı potansiyeldi. Bunun önüne geçilmeli, gelmekte olan, bir an önce durdurulmalıydı.
Rejime bir ortak gerekiyordu. CHP’li olarak bilinen, geçmişte muhalefet saflarında duran ama bugün CHP’yi koşar adım iktidara götüren parti yönetimini taşlamaya hazır, memleket yanarken kendi rövanşının derdine düşen, ülkede iktidar olmak yerine CHP’deki iktidarını önemseyen ve bunun için her yolu mübah görebilecek kadar “profesyonelleşmiş” birilerine ihtiyaç duyuluyordu. Kılıçdaroğlu ve destekçilerinin her ne pahasına olursa olsun partiye geri dönme ihtirası, tam da aranan damardı. Parti tabanında karşılığı marjinal bir ölçeğe tekabül eden bu damar, pohpohlanarak öne çıkarıldı.
Bu çevrenin........
