Ankara Tabip Odası seçimleri
Hafta sonunda Ankara Tabip Odası (ATO) seçimleri var. ATO tarihinde zor seçimler oldu, ama bu seçim Türkiye’nin ve sağlık düzeninin içinde bulunduğu koşullarla da birleşince ayrı bir zorluk taşıyor. ATO yine siyasal iktidarın hedefinde. Değişik dönemlerde, artan ya da azalan yoğunlukta siyasal iktidarlar ATO’yu ele geçirmek, kendi bürosu haline getirmek istediler. Başaramadılar. Başaramamalarının sebebi hekimlerin çağdaş, bağımsız, demokratik meslek örgütü mücadelesine omuz vermelerindendir.
Hekimler insanca çalışıp yaşayabilecekleri ve mesleklerini layıkıyla yapabilecekleri koşulları bilir. Bunun bağımsız tabip odası ile ilişkisinin de farkındadır. İyi hekimlik nitelikli tıp ve uzmanlık eğitiminin sağlandığı durumda, hasta hekim ilişkisinin örselenmediği düzgün çalışma koşullarında yapılabilir. Hekimlerin bilimsel değerlere ve mesleki ahlaka uygun bağımsız karar verebildikleri ve hastaya yeterli zaman ayırabildiği durumda iyi hekimliğin önü açılır. İçinde yaşadığımız koşullar öyle mi? Sağlık sistemi buna izin veriyor mu? Ne yazık ki hayır. Doğru bir hekimlik ortamının çok uzağındayız. Birilerinin “artık doktor dövebiliyoruz” diye övündüğü, ülkenin en yetkililerinin “giderlerse gitsinler” dediği, yurt dışına gitmek durumunda kalanların Sağlık Bakanınca para işareti ile aşağılandığı bir ülkede hekimlerin huzur içinde mesleğini yapması mümkün mü?
DÜNYA SAĞLIK GÜNÜ’NDE TÜRKİYE’NİN SAĞLIĞI
Türkiye’de sağlığın güncel durumuna dair önemli bir yayın TTB ve alanın bilgisine sahip uzman kuruluşlarından oluşan TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu tarafından yapıldı. 7 Nisan Dünya Sağlık........
