menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Migros direnişinin öğrettikleri!

40 21
latest

Türkiye’nin dört bir yanında işçi direnişleri ve grevler sürüyor. Migros ve diğer perakende şirketlerinin işçileri, Gebze’de metal işçileri, Divriği’de maden işçileri, Mersin’de liman işçileri, İzmir’de petro-kimya işçileri, Tokat’ta tekstil işçileri, İtalyan Lisesinde öğretmenler ve burada tek tek sayamayacağım kadar çok işyerinde işçiler ücret ve çalışma koşullarını iyileştirmek, sendikalaşmak ve taşerondan kurtulmak için direniyor.

Kuşkusuz bu hak mücadeleleri arasında en öğretici ve dikkat çekici olanı Migros depo direnişidir. Türkiye’de giderek yaygınlaşan lojistik sektörünün ağır çalışma koşullarını ve düşük ücretlerini, ağır sömürü çarkını çarpıcı biçimde ortaya koydu. Kazanımların direnişle mümkün olduğunu göstermekle kalmadı ayrıca Türkiye’deki toplu pazarlık ve sendikacılık rejiminin bütün zaaflarını, açmazlarını ve prangalarını yeniden açığa çıkardı ve adeta röntgenini çekti.

Meselenin özü düşük ücrete ve ağır çalışma koşullarına dayalı taşeron düzenidir. Taşeron düzeni çalışma hayatında adaletsizliğin, ayrımcılığın, sendikasızlığın ve sömürünün derinleşmesine yol açıyor.

Lojistik, Türkiye’nin hızla büyüyen ve taşeron çalışma düzeninin, ağır çalışma koşullarının, düşük ücretlerin egemen olduğu bir sektör. Öyle ki Migros İcra Kurulu Başkanı, depo faaliyetlerinin kendi asıl işlerinin bir parçası olduğunu kabul etti. Ülkenin en büyük perakende zincirlerinden biri olmakla övünen bir şirketin, operasyonunun en zorlu yükünü omuzlayan depo işçilerine asgari ücreti reva görmesi de cabası.

Migros İcra Kurulu Başkanı kendi talimatları altında çalışan depoları çeyrek asırdır bile isteye taşeron şirketlere devrettiklerini de kabul etti. Bir yandan “Lojistik-tedarik bizim işimizin çok önemli parçası, depolar bizim” dedi öte yandan ise 25 yıldır önce yabancı bir taşeron şirket ile o gittikten sonra da yerli taşeronlarla çalıştıklarını itiraf etti.

Asıl işin ayrılmaz bir parçası olan depo işinin muvazaalı (hileli) bir işlemle taşerona devri şirketin tepe yöneticisinin anlattıkları ile netleşti. Depo işçilerini kadroya almadılar; çünkü amaç daha yoğun ve ağır çalıştırma, daha az hak ve örgütsüz bir işgücüydü. Üstelik işçinin sırtından taşeron şirketler de kazandı.

Ne zamanki depo işçileri ücretlerinin artırılması, kadro ve eşit işlem için eyleme geçti Migros işvereni 25 yıl sonra depo işçilerini kadroya almaya razı oldu. Migros işvereni uzun bir süre işçilerin sesini duymak istemedi. Toplumsal gerçeklerin doğasını kavramak yerine, mevzuat bariyerlerinin ve polis kalkanlarının arkasına saklanmayı tercih ettiler.

Oysa işçilerin talepleri somut ve basitti. Bunları müzakere etmek istiyorlardı. Müzakere çalışma ilişkilerinin en temel özelliği. Sesini duyurmak ve müzakere edebilmek evrensel kabul edilmiş bir hak. Yıllardır sendikalı olmakla övünen şirket sosyal gerçeklerin farkına varamadı. Müzakere kapısını açmadı. Bu yazı kaleme alındığı sırada işverenle direnişçi işçilerin sendikası DGD-SEN arasında müzakere kapısı aralanmıştı. Günler sonra şirketin bir müzakere zeminine yanaşması umarız tatmin edici bir uzlaşmayla sonuçlanır.

Eylemlerine büyük bir toplumsal destek sağlayan işçiler önemli kazanımlar elde ettiler. Bunlardan en önemlisi taşeronun tasfiyesi ve kadro oldu. İşçilerin taşeron şirketler yerine ana şirket bünyesine alınması önemli bir kazanımdır. Aynı şekilde işçilerin mali haklarına ilişkin taleplerinde de kayda değer bir ilerleme sağlandığı anlaşılıyor. Bu da direnişin bir kazanımı olarak not edilmeli.

İşçiler direniş boyunca “onurlu bir uzlaşma” seçeneğini hep gündemde tuttular. Onurlu bir uzlaşma için kaygılar giderilmelidir. Migros 25 yıl yaptığı gibi geçiştirme, oyalama ve muvazaalı işlem yerine açık bir tutum almalı ve işçilerin haklı taleplerini yerine getirdiğini net bir biçimde açıklamalıdır.

Şimdi Migros yönetimi 25 yıllık muvazaalı işlemin özrü olarak gereken adımları atmalıdır. Bunların başında işten atılan 284 işçinin tümünün işe geri alınması geliyor. Barışçıl........

© Birgün