İşsiz gençler, çalışan emekliler!
TÜİK ve SGK 2025 yıllık verilerini yayımladı. Bu verilere göre dar tanımlı işsizlik oranı düşüyor. Hatta 2024’ten bu yana en düşük yıllık düzeye gerilemiş durumda. Ancak bir de ayın karanlık yüzü, görmediğimiz yüzü var. Geniş tanımlı işsizlik gerçeği.
İşsizlik ve istihdam verilerinin bir diğer yaman çelişkisi ise genç ve yaşlıların durumunda gizli. “Eski” Türkiye’de çalışanların emekli olduklarında kıdem tazminatlarıyla veya emekli ikramiyeleriyle ev alma ve emekliliklerinde dinlenme hayali vardı. Gençlerin iş bulma, çalışma ve gelecek ümidi daha yüksekti. “Yeni” Türkiye’de ise gençlerin gelecek ümidi biterken yaşlılar ömürlerinin sonuna kadar çalışmak zorunda. Gençler bir yandan iş bulamıyor, öte yandan buldukları işlerde insanca yaşayabilecek ve gelecek hayali kurabilecek ücretler alamıyor. Emekliler ise yaşlılık yıllarında dinlenmek yerine yeniden iş aramak ve çalışmak zorunda kalıyor.
Bu yazıda, 2025 yılı verilerinden hareketle bir yandan işsizlik buzdağının altını, öte yandan işsiz gençler ile çalışan emekliler arasındaki o vahim tezatı ele alacağım.
AYIN KARANLIK YÜZÜ
Türkiye’de pek çok sosyal veride olduğu gibi işsizlik verileri de ilk bakışta gerçek durumu yansıtmaz. İşsizliğin birden çok yüzü var. İşsizliğin resmi yüzüne, dar hesaplamasına bakarsanız işler güllük gülistanlık. 2014’te yüzde 9,9 olan dar işsizlik, 2025 yılında yüzde 8,3’e düşmüş. Ancak bu veri ayın görünen yüzüdür. Görünmeyen kısım vahimdir. Buna geniş tanımlı işsizlik veya atıl işgücü diyoruz. İşler burada vahim hale geliyor.
Hemen belirtelim TÜİK uzun yıllar boyunca sadece dar tanımlı işsizlik oranlarını açıkladı. Nedir dar tanımlı işsizlik? Bir kez daha hatırlatmakta yarar var. TÜİK’e göre, işsiz istihdamda olmayan kişilerden iş aramak için son dört hafta içinde aktif iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve iki hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olandır. Buradaki kritik husus son dört hafta ve iş aramaktır. Oysa bu durum işsizlik gerçeğini anlatmaz. Alternatif hesaplamalara ihtiyaç vardır. TÜİK 2021’den bu yana dar tanımlı (manşet, açık) işsizlik yanında alternatif işsizlik oranları da açıklıyor.
Sezar’ın hakkı Sezar’a! TÜİK’in dar tanımlı işsizliği hesaplayıp geniş tanımlı işsizliği hesaplamamasına yönelik yoğun eleştiriler ve alternatif hesaplamalar yapıldı. DİSK-AR uzun yıllar boyunca her ay düzenli olarak geniş tanımlı işsizlik hesaplamalarını yapıp kamuoyuna açıkladı. Geniş tanımlı işsizlik kavramının yaygınlaşmasında DİSK-AR hesaplamalarının belirleyici önemi oldu. Konuyu çok sayıda sosyal bilimci ele aldı. Ben BirGün’de çok sayıda yazı yazdım. Sonunda TÜİK Mart 2021’de pandeminin ortasında hesaplama yöntemini değiştirdi ve alternatif işsizlik hesaplamalarını kamuoyuna açıklamaya başladı. Bugün TÜİK alternatif işsizlik hesapları açıklıyorsa bunun ardındaki ısrarı ve mücadeleyi hatırlamakta yarar var.
TÜİK’in “işgücüne ilişkin tamamlayıcı göstergeler” adı altında açıkladığı alternatif işsizlik verileri içinde en önemlisi kuşkusuz resmi olarak “atıl işgücü oranı” olarak adlandırılan geniş tanımlı işsizliktir. Bu orana bakılmadan ve bu oran irdelenmeden Türkiye’nin işsizlik gerçeği anlaşılamaz.
TÜİK’in dar tanımlı işsizlik için kullandığı dört hafta içinde iş arama koşulu kritiktir. Örneğin beş hafta önce iş aramış olan ancak son dört haftada iş aramayanlar işsiz sayılmıyor. Çalışabilecek olduğu halde iş aramayanlar (ümidini kaybedenler dahil) işsiz sayılmıyor. Bu nedenle........
