Emekli aylıklarında sefalet: Asıl sorumluyu unutma!
En düşük emekli aylığı tamı tamına 1062 liralık “dokunuş” ile 20 bin TL oldu. Yasa henüz çıkmadı ancak zaten iktidar TBMM’ye hangi teklif sunulursa o yasalaşır. İktidar vekillerinin kendilerine tevdi edilen miktarın dışına çıkmaları mümkün değil. Eller kalkacak, inecek ve 20 bin TL yasalaşacak. Başkanlık rejimi böyle!
Emekli aylıkları üstünde neredeyse her şey yazıldı-çizildi. Aylıkların asgari ücretle, milli gelirle, açlık sınır ile kıyası yapıldı. Bu aylıkların sefalet aylığı olduğu gerçeğini herkes biliyor. Bugün en düşük emekli aylığının nasıl sefalet düzeyine gerilediğini tekrar anlatmayacağım. Emekli gerçeği her türlü veri ile ortaya kondu.
Hükümet de emekli aylıklarındaki sefaletin farkında. “Durumun farkındayız ama sabır”, “Ekonomik dengeler elvermiyor, kaynak yok”, “kaynakları deprem bölgesine harcıyoruz” veya “emekli aylıkları az ama en azından düzenli ödeniyor, geçmişte aylarca ödenmiyordu” gibi gerekçelere sarılmalarından anlaşılıyor ki durumun vahametinin farkındalar.
Dahası en düşük emekli aylığını resmi enflasyon kadar artırıp (,19) 18 bin 938 TL yapmaya cesaret edemediler. Kendilerince psikolojik eşik olan 20 bin TL’ye yükselttiler. Ocak 2025’te tamı tamına resmi enflasyon kadar artırıp 14 bin 469 TL, Temmuz 2025’te de yine kuruşu kuruşuna kadar artırıp 16 bin 881 TL yapmışlardı. Bu kez aynı şeye cesaret edemediler. Bin liralık sözde iyileştirme ile 20 bin lira yaparak emekliler arasındaki büyük öfkeyi biraz azaltmayı denediler. Ancak mızrak çuvala sığmaz durumda.
Emekli aylıklarındaki sefalet sadece bugünün konusu değil. Emeklilerin sefalete mahkum edilmesinin sebebi ne son yıllardaki enflasyon ve ekonomik zorluklar ne de deprem harcamaları. Bugün yaşadığımız felaketin kökleri sosyal güvenliğe musallat olan neoliberal virüste ve AKP döneminin neoliberal-muhafazakar zehirli sarmaşığında saklı. Son çeyrek yüzyılda yapılan iki büyük sosyal güvenlik karşı devrimi ile bugünlere geldik!
Bu karşı devrimlerin ilki 1999’da yapıldı. İktidarda işçilerin deyişiyle “kurt-kuş-arı” koalisyonu vardı: MHP-DSP-ANAP Koalisyon hükümeti. 1999’da 4447 sayılı kanun ile sosyal güvenlikte karşı devrimini başlattılar. Emeklilik yaşını sert biçimde yükselttiler, aylık bağlama oranlarını ve aylıkların alt sınırını düşürdüler. Daha sonra EYT olarak bilinen büyük haksızlık bu dönemin ürünüdür.
Bu karşı devrim yeterli olmadı. AKP bu ilk karşı devrimi 2008’de derinleştirdi ve kökleştirdi. 5510 sayılı Yasa ile emekliler için kara günler başladı. AKP hükümeti aylık bağlama oranlarını daha da düşürdü. Büyümeden emeklinin alması gereken payın yüzde 70’ini ortadan kaldırdı. Aylıkların alt sınırını yüzde 35’te tuttu.
Bugün emekli aylıklarının sefalet düzeyine düşmesinin sebebi güncel sorunların sonucu değil, sistemiktir. Emekli aylıkları düşüyor, çünkü bunu planladılar. Yasaları buna göre değiştirdiler. Aylık hesaplama yöntemini emekli aylıkları düşecek şekilde değiştirdiler. Hiçbir şey tesadüf değil. Bilerek, isteyerek bugünlere gelindi.
2000’li yılların başında sosyal güvenlik “en büyük kara delik, bütçeye yük” diyerek IMF tandanslı sözde sosyal güvenlik reformlarını harfiyen uyguladılar. Sosyal güvenlik sisteminde büyük karşı devrimlere imza attılar. Şimdi bunların sonucunu yaşıyoruz. Enflasyon düşük de olsaydı, deprem de olmasaydı emekliler yine sefalet aylığı alacaktı. Çünkü sistemin amacı daha düşük emekli aylığıydı.
AKP 2002 Kasım ayından bu yana iktidarda, 23 yılı bitti. Bugün sosyal güvenlikte ve emeklilikte yaşanan sefaletin baş sorumlusu AKP hükümetleridir. Sosyal........
