Eşkıya dünyaya hükümdar olur mu?

Bizim halk türkümüz her ne kadar “Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” dese de kendini yeryüzünün jandarması sayan kötücül bir yaratığın bu role soyunduğunu görüyoruz! Adam çıkmış, “Orayı da isterim, burayı da isterim!” diyerek köpeksiz köy sandığı dünyayı emlakçı kafasıyla paylaşmaya çalışıyor! Abuk sabuk konuşup efelik taslaması bir yana, “düşman” ilan ettiği kimi ülkelere askeri operasyonlar da düzenliyor. Yeni yılın gözükara ilk operasyonunu, Latin Amerika’nın ilerici ülkelerinden Venezuela’da yaptı. ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri, onun emriyle ülkeye saldırdı; Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’i, gece yarısı yataklarından alarak kaçırdılar. İki gün sonra New York’ta apar topar mahkemeye çıkartarak tutukladılar. Suçlama klasikti: ABD’ye yönelik terör eylemlerinde bulunmak ve uyuşturucu kaçakçılığı...

Venezuela için “narko-terör devleti” diyen Trump, ülkesinin ölümcül savaş gücüne güvenerek ABD’yi “tekno-faşist” bir devlete dönüştürdü. Teknolojik üstünlüğü ile övünüp ona buna tehditler savuruyor; NATO ve AB ülkelerinden bile toprak istemekten çekinmiyor. Bağımsız ve egemen bir ülkenin Başkanını kaçırıp New York sokaklarında gözleri bağlı, elleri kelepçeli dolaştırarak aşağılıyor. Böyle davranmakla, bütün dünyaya “Bakın, Maduro’yu nasıl madara ettim, beni ciddiye alın” demek istiyor...

Trump’ın amacı gerçekte uyuşturucu ile mücadele falan değil. Onun bütün derdinin, Venezuela’daki zengin madenler ve petrol kaynakları olduğunu dünya âlem biliyor. Zaten o da hiç gizlemiyor bu niyetini. Açık açık,........

© Birgün