menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sabahçı kahvesi

67 0
30.03.2026

“Uyan” dedim. “Güneş doğmak üzere, kaçırma...”

Ellerimizde önceden hazırladığım kahve kupaları, pencerenin ardından ve son kez, sarmaş dolaş izledik. Güneşin doğuşu kadar eşsiz bir klişeydik şimdi. Bir martı ufuk çizgisinde uçtu. Sarıldık, öpüştük, koklaştık.

Kapıdan çıkana kadar iki kez daha yatağa döndük. Mutluluk, tutku, aşk, acı... Dört denizin birleştiği bir denizde su altında dans eder gibi. Sonra nasılsa asansöre binebildik ve asansörün aynasında yıllardır olduğu gibi bir kez daha selfie çektik.

“İnsanlar kendi fotoğraflarını genelde beğenmez ama eskiden beğenmediği eski fotoğraflarını bir gün beğenmeye başlar. Bunun nedeni o fotoğraftaki kişinin artık ‘kendisi’ olmaması olabilir mi?” diye sordu. Veya soru şeklinde söyleyerek yükü üstünden attı.

“Eskiden noktayla bitecek cümlelere soru işareti konulmazdı” dedim.

“Eskiden herkes avukattı, şimdi herkes savcı” dedi gülerek.

Asansör durdu ve bir an ikimiz de “Acaba tekrar yukarı mı çıksak?” der gibi baktık birbirimize. Keşke çıksaydık ve hiç inmeseydik.

Arabaya binerken, “Eskiden de eskiden daha zeki olduğumu düşünürdüm.” dedim. Oyunun yolculuk boyunca devam edeceğini hissedip gülümsedi.

“Eskiden buralar hep dutluktu” dedi. İkimiz de güldük.

“Eskiden” dedi. “Restoranda para hesabı yapardım. Şimdi kalori hesabı........

© Birgün