menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mentor

55 0
16.03.2026

2010’ların başında bir okurum mesaj atıp benle buluşmak istediklerini söyledi. Bir cafe’de otuzlu yaşlarda yirmi civarı insanla buluştum. Meğer bunlar o sırada hapiste olan generallerin çocuklarıymış. “AKP Neden Kazanır?” adlı kitabımın popüler olduğu günlerdi, beni televizyondaki programlarda izlemiş olmalıydılar. “Size nasıl yardım edebilirim ki?” diye sorduğumda: “Bizim tarafta olup AK Partililerin de fikirlerine saygı duyduğu nadir isimlerdensiniz. Belki arabuluculuk yaparak bu haksız durumun düzelmesine destek olursunuz” diye hayli problematik bir yanıt verdiler.

Taraf sözcüğünün çağrışım evreninin zaten yeterince çalkantılı olduğu o dönemde ‘bizim taraf’ yepyeni bir kulvar açıyordu. Kudretli generallerin çocuklarının benim gibi sıradan birinden bile medet umacak kadar çaresiz kalmalarını hazmetmeye çalışırken, bir yandan da “Öteki tarafın işi gücü yok da beni dinleyecek” diye düşünüyordum. Zaten tüm bunlardan daha öncelikli bir konu vardı: “Size bir arabulucu gerekli değil” dedim. “Mentor gerekli.”

Kutuplaşmanın sertleştiği ortamlarda arabulucuyu bulmak da, arabulucu olmak da imkansızlaşır. Bunca kontrast içinde hala “arada” kalan birine kim güvenebilir? Duvarları kalınlaştıkça yankısı artan odaların dışında durup her iki odaya nasıl ses verilir? Böyle açmazlarda arabulucular işlevini yitirir.

Mentorun arabulucudan en büyük farkı arada olmaması. O bir yankı odasının içinde yaşayıp, hala karşı tarafın sesini duyabilen ve nasılsa tartısı da hala çalışabilen bir varlık. Mentor reise sadık. Hatta o kadar sadık ki, reisin en güvendiği kişi. Reis ne kadar büyük olursa olsun, mentordan büyük değil, aralarında ast üst ilişkisi yok, dost ilişkisi var. Mentor her zaman reisin menfaatine uygun sözler söyler ama bir dost olduğu için genellikle acı söyler. Reisi uçurarak uçmaya çalışan dalkavuk sürüleri mentoru sevmez, ellerinden gelse bir kaşık suda boğarlar. Her reis mentoru kadar güçlüdür. Reisle mentor arasındaki güven ilişkisi ne kadar derinse, o yapı o kadar sağlam sayılır.

“Mentor”un üçüncü nesil falcılık, yogacılık terminolojisinden türeme uyduruk bir sözcük olduğunu sananlar olabilir. Gerçekte Mentor, Homeros destanlarında geçen bir kişinin adı. Bu öyle biri ki, Odysseus vatanını terk edip sefere........

© Birgün