78’liler Girişimi: Taksim, 1 Mayıs Meydanı olarak yasallaşmalı
78’liler Girişimi, 1 Mayıs 1977’de Taksim’deki 1 Mayıs kutlamasında yaşamını yitirenleri Kazancı Yokuşu’nda andı. Anmada konuşan Nimet Tanrıkulu, “Mayıs 1977 Katliamını unutmadık, unutmayacağız. Taksim 1 Mayıs Meydanıdır, vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Taksim’de 1 Mayıs anmalarının yasaklanmasının, 1 Mayıs’ın yasaklanması anlamına geldiğini söyledi.
1 Mayıs 1977’de Taksim ve Kazancı Yokuşu’nda 43 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Tanrıkulu, “43 arkadaşımız katil muktedirler ve cuntacı asker-sivil zümrenin kahrolası sözde ‘yüksek’ politikaları gereğince katledildiler. Arkadaşlarımızın kanları bu meydanda aktı, Kazancı Yokuşu’nda aktı, bu meydanın toprağına, ağacına, yeşiline karıştı” dedi.
KORHAN ATAY ANLATIYOR
1 Mayıs 1977 Neden ve Nasıl Kana Bulandı?
“Bu meydanı, arkadaşlarımızı, kanları yerde, toprağın altında Ahmet Arif’in deyişiyle ‘öyle mahzun, öyle garip’ bırakıp gidemeyiz” ifadelerini kullanan Tanrıkulu aradan geçen 49 yılda sorumluların yargılanmadığını, hakikatlerle yüzleşilmediğini ve yaşamını yitirenler için bir anıt yapılmadığını ekledi.
Tanrıkulu, Taksim’in yalnızca 1 Mayıs hafızasıyla değil, Gezi direnişiyle de kamusal ve siyasal bir anlam taşıdığını vurguladı:
“Bu meydanda bir de Gezi direnişi yaşandı. Dünyayı değiştirmeye kalkan genç nesillere yeni ufuklar açıldı bu meydanda. Taksim bir kamusal meydan, bir özgürlük meydanı.”
Dünyanın farklı kentlerindeki kamusal meydanlara işaret eden Tanrıkulu, Moskova’daki Kızıl Meydan, Pekin’deki Tiananmen, Paris’teki Concorde, New York’taki Times, Londra’daki Trafalgar ve Prag’daki Eski Şehir Meydanı gibi Taksim’in de halkların buluşma ve itiraz alanı olduğunu söyledi.
Tanrıkulu, “Modern insan itiraz eden insandır. İnsanlar bu gibi meydanlardan doğru itiraz ederler, talep ederler. İtirazlarımızı duymak istemiyorlar, kamusal özgürlük meydanlarımızı yasaklıyorlar” dedi.
Taksim Meydanı’nın kamusallığının ortadan kaldırılmak istendiğini belirtip, “Özgürlük meydanlarına sahip çıkan Türkiye’nin ilerici insanlığına zulmediyorlar” ifadelerini kullandı.
“Taksim’den vazgeçmenin”, özgürlük ve eşitlik mücadelesinin kitleselleştiği alanlardan uzaklaşmak anlamına geleceğini belirten Tanrıkulu, bunun “mekânların sürekliliğinin yarattığı ruh ve anlam dünyasının kaybedilmesi” demek olduğunu söyledi.
Tanrıkulu, Taksim’deki dönüşüm politikalarını da eleştirerek, “Gerici değerlerini ve sembollerini egemen kılmak istiyorlar. Topçu Okulu tipi AVM, cami ve külliye siyasetini Taksim’e ve Taksim’den çevreye doğru yaymak istiyorlar” dedi.
Konuşmasının sonunda Tanrıkulu, üç talebi........
