Jeoekonomik Zeitenwende: Bağımlılık, güvenlik ve yeni devlet aklı

Berlin’deki SWP’nin (Stiftung Wissenschaft und Politik — Almanya’nın hükümete ve Bundestag’a doğrudan danışmanlık yapan en etkili dış politika enstitüsü) Nisan 2026’da yayımladığı “Güç Siyasetinin Piyasaya Dönüşü: Jeoekonomik Zeitenwende’nin Teorisi ve Uygulaması” başlıklı 109 sayfalık bir araştırma raporu dikkate değer. Hanns Günther Hilpert ve Sascha Lohmann editörlüğünde kaleme alınan, 13 yazarlı, dört teorik/kavramsal makale ve dokuz ampirik vaka çalışması, ilgililer için önemli veriler sunuyor. Rapor en fazla “jeoekonomi”ye odaklansa da orada kalmakla yetinmiyor. Asıl amacı, özellikle ihracata, serbest ticarete ve dış kaynaklara derinden bağımlı olan Almanya ve Avrupa Birliği (AB) karar alıcılarına, devletlerin ekonomik araçları birer silah gibi kullandığı bu yeni küresel rekabet düzeninde yollarını bulabilmeleri için stratejik, uygulamaya dönük bir rehber sunmak hedeflenmiş.

Bu bağlamda rapor neden önemli, diye sorabiliriz. Rapor, teorik yaklaşımlar ve ampirik vaka çalışmaları olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölüm, jeoekonominin teorik temellerini, uluslararası düzenin nasıl değiştiğini, coğrafi “mekân” algısının nasıl genişlediğini ve teknolojinin devletlerin iktidar hesaplamalarını nasıl etkilediğini inceliyor. İkinci bölüm ise ticaret, enerji, metalik hammaddeler, tarım, küresel sağlık, uzay, dijital/siber politika ve para politikaları (özellikle merkez bankası dijital para birimleri) gibi spesifik alanlardaki güncel jeoekonomik uygulamalara odaklanıyor.

Bu raporun bugün dikkate değer olmasının temel nedeni, uluslararası ilişkilerde on yıllardır süregelen naif, “ticaret ve karşılıklı ekonomik bağımlılık barış getirir” inancının (liberal paradigmanın) çöktüğünü belgelemesidir. SWF’nin bunu söylemesi yabana atılır bir şey değil, iddialı bir berlirlemedir. Rapor, dünyamızda ülkelerin birbirlerine olan ekonomik bağımlılıklarının bizzat birer “silaha” ve şantaj aracına dönüştüğü yepyeni bir çağın (zeitenwende) başladığını ilan ediyor. Özellikle AB ve Almanya’nın enerji, hammadde ve kritik teknolojilerdeki yapısal zayıflıkları düşünüldüğünde, rapor salt bir akademik analiz değil, stratejik bir hayatta kalma ve uyanış çağrısı gibi de duruyor.

Rapor ekseninde ekonomik verilerin ötesine geçip siyasi ve stratejik........

© Bianet