menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Şahname” diyarında bir gün

12 0
previous day

Hayatta talebe kalmayı istediğimden yeni bir kursa başladım. "Şahname" okuyoruz. Biz Firdevsi diyoruz, onlar Ferdovsi diyor, ama bunlar o kadar da büyütülecek hatalar değil. 

Elbette asıl metni değil Farsçayı sonradan öğrenenler için hazırlanmış metni okuyoruz. Padişahlar, devler, iyiler, kötüler, tercihler, gidilen gidilmeyen yollar…

Daha munis padişahlardan sonra sıra Cemşid’e geldi. Cemşid gururuna yenik düştü, halkı unuttu. Ama her şey de kötüye gitmedi. Mesela başta kendisi olmak üzere insanların diğer dilleri öğrenmesini sağladı. Madenler buldu, şehirler, evler, saraylar kurdu. Ha bir de halkı mesleklerine göre tabakalara ayırdı.

Kendine kocaman saraylar yaptırdı. Cemşid’in düşüşü oturduğu tahtı devlerin omzunda yükseltmesiyle başladı. “Ben, ben ve yine ben” demeye başladı. Nihayetinde taht-ı Cemşid veya daha bilindik adıyla Persepolis’i geride bırakarak tahttan düştü.  

Aman bu nasıl fena bir adammış derken “mazlumların ahı yerde kalmaz” diyerek Zehak sahneye girdi. Zehak aslında daha fena bir adammış ama ahali işinde gücünde olduğundan pek ilgilenmemiş.

Tacı tahtı kafasına koyduğundan önce babasını öldüren Zehak makama kavuşunca huzur bulamamış. Gece rahat uyuyamaz........

© Bianet