Bir Aidiyet Mimarisi: Amedspor |
Kürtlerin Amedspor un Beşiktaş karşısında almış olduğu galibiyet kutlamaları Diyarbakır ve birçok ilde geç saatlere kadar devam etti.
Ve aklıma hep dünyada Reddedildikçe Büyüyen Sığınaklar geldi.
İnsanları bir yere ait hissettiren şey her zaman sevgi değildir. Bazen dışlanmak, bir kapının yüzüne defalarca kapanması ya da kimsenin açıkça söylemesine gerek kalmadan “Sen burada değilsin” duygusunun verilmesidir.
İnsan, kendisine gösterilen yeri kabullenmeyebilir. Açılmayan kapının önünde beklemek yerine kendi evini kurabilir.
Amedspor’un hikâyesine biraz da buradan bakmak gerekir.
Çünkü bazı futbol takımları yalnızca futbol takımı değildir. Bir kentin hafızasını, çocukluğunu, sokaklarını, kayıplarını ve söyleyemediği sözleri taşır. Bazen bütün bunların sığabildiği tek yer bir formadır.
Bir topluluğa uzun süre “Buraya ait değilsin” duygusu verirseniz, o topluluk kendisine başka bir aidiyet alanı yaratır. Üstelik bu aidiyet, yasaklandıkça güçlenir. İnsan, elinden alınmaya çalışılan şeye daha sıkı sarılır; susturulan dil daha yüksek sesle konuşmak, küçümsenen kimlik kendisini görünür kılacak bir sembol bulmak ister. Bazen o sembol bir futbol kulübüdür.
İşte o zaman sahadaki doksan dakika yalnızca doksan dakika değildir. Bir gol, üç puan ya da........