We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Üryan geldik, üryan gideriz…

27 0 0
25.09.2021

Ergen oğlanlar güruhu olarak hafta içi neredeyse her gün Burgaz adasından Heybeli’ye ahşap bir sandalla, deyim yerindeyse azmaya giderdik. Asırlardan beri sürdüğü şekilde o zamanlar düzenli şekilde esmeye devam eden ikindi poyrazı bizi asla yıldırmaz, tam tersine maceramızı katmerlendirdiği için daha da agresif olmamızı sağlardı. Emellerimize alet ettiğimiz sandal ağır olduğu için küreklere genelde iki kişilik ekipler halinde asılır, Kablo kumsalına kısa zamanda ulaştığımızda giderek yükselen poyraz dalgalarına rağmen çapa atmaya bile gerek duymazdık.

Karada aslında doğru dürüst kumsal yoktu, fakat bizim için ulaşılabilir emsallerinin yokluğunda, boyumuzun seviyesini aşmayan suyla kaplı hayli geniş kumluk alan çılgın oyunlarımızın arenası olmaya gayet elverişliydi.

Birer havlu, birer tişört, belki şort ve ayrıca tokyolardan müteşekkil eşyalarımızı en yakın kayalığa bırakarak güvenceye alır ve sahibinin rızasının olmadığını bile bile “TİTANİK….TİTANİK….TİTANİİİİK” diye bağıra bağıra sandalı sağa sola sallamaya başlardık. Sandal yanlardan su almaya başlar, eğlencemizin en tatmin edici zirvesi battığı an olurdu. Kürekler, livar kapakları, farşlar, kovalar denize saçılır, bu da bize yetmediği için batık sandalı suyun içinde bir de ters çevirirdik. Sahibinin yakarmaları bize sivrisinek vızıltısı gibi gelir, sandalın üzerine çıkar denize atlar dururduk.

O arada Kablo’da bizden başka kimsenin olmadığını düşündüğümüzden olacak, slip mayolarımız da bir şekilde kıçımızdan kaymış olur ve bir mantra halinde tekrarladığımız “FKK” (ef - ka - ka) ikinci sloganımız haline gelirdi. Almanya’da yıllardan beri popüler olan Freikörperkultur’un (Hür bedenler kültürü) kısaltılmış biçimi, nispeten muhafazakâr ailelerin çocukları olduğumuzdan mı ne, üryanlığımızı dayandırma ihtiyacı duyduğumuz kurumsal sembol haline gelir, Kablo plajı bizim “çıplaklar kampı”mıza dönüşürdü. Keşfetmeye yeni yeni başladığımız cinselliğimiz, karşı cinse yaklaşmak henüz mümkün görünmediği için içgüdüsel olarak dışa vurulmuş olur, hatta ufak sarkıntılıklara kadar varırdı… Akabinde üşümekten dudaklar morarmış halde kovalar ve süngerlerle sandalın içindeki su hızla boşaltılır ve ebeveynleri kızdırmamak üzere fazla gecikmeden kendi adamıza dönülürdü.

Günümüzde aynı noktada Kablo Beach & Camping’in yükseldiğini görmek, zamanı geriye döndürmenin mümkün olmadığını bilsem de bende öfke yaratıyor desem!

Kendimi bildim bileli suyun atında olan kum toplanıp kayaların dibine taşınmış, çuvallarla barikatlar kurulmuş ve suni bir kumsal oluşturulmuş; fakat doğal dengeye müdahale edildiği için denizin dibini çoğunlukla yosunlar kaplamış. Plastik şezlong ve plaj şemsiyelerinin çirkin hâkimiyeti bir yana, vapurla plajın açığından geçen turistlerin dikkatini çekecek devasa reklam panosuyla kayalıkların doğal dokusu da yok sayılmış; ayrıca yangınlarla her sene........

© Bianet


Get it on Google Play