We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sermayenin ve politikanın lümpenleşmesi

15 0 14
24.09.2021

*Fotoğraf: İktidarın rant politikaları nedeniyle İstanbul'un silüeti hala devam eden bir inşaat haline geldi./ Canva

Dünyanın son 50 yılında büyük değişimler yaşıyoruz: Postmodernizm, küreselleşme, bilişim teknolojilerindeki devasa gelişmeler, Sosyalist Blok’un çöküşüyle birlikte Batı’nın tarihsel sürecin bir birikimi olarak gözetmek zorunda kaldığı demokratik değerleri geri plana itmesi vb. (Bunun tipik örneğini AB’nin düştüğü durumda görebiliriz).

Bütün bu değişimler, sermayenin ve politikanın lümpenleşmesine uygun zemin oluşturdu.

Özellikle postmodernizm başta politik sahada olmak üzere toplumsal hayatta değersizliklere, hakikat yitimine, izafilik adına gerçeğin çok yönlü çarpıtılmasına ve lümpenleşmeye alan açtı.

Modernizm ve içinden geçtiğimiz postmodernizm (modernlik sonrası) konusu tartışmalıdır ve sürecin nereye gideceği belirsizlikler taşıyor. Şimdilik olan şudur: Dünyada bir avuç sermaye ve politikacı taciri için yararlı olan, ancak dünyanın geri kalan nüfusu ve doğa için zararlı olan bu özgün sorunlu nesnellik karşısında öznenin, karşı politik çözümler üretme sıkıntısı yaşanıyor.

İktidarlar için çok eskilerden beri kullanılan popülizm, günümüzde politik lümpenleşmeye çok uygun bir alan oluşturur. Popülizm bir ideoloji olmayıp iddialar ve retorikten öte gitmeyen söylemleriyle daha çok kendini politik soslara bulanmış tavırlar olarak ortaya koyar. Halk, millet, İslam, (veya İslamofobi), Yahudi vb. kavramları üzerinden kitlelerin duygularını okşayan, tepkilerini kaşıyan ucuz, ama tehlikeli politik söylemlerdir. Politikadaki lümpenleşme, popülizmin retorikleriyle kendi nobranlığını gizlemeye çalışır.

Lümpenlik

Lümpen sözcüğü Marx’a aittir. Literatürde lümpen sınıfsız, işsiz, yoksul, sefil, sokak serserisi takımı olarak adlandırılır.

Dil yaşayan bir olgu olarak, sözcüğün ilk tanımlarını tanım alanları doğrultusunda geliştirerek onun anlam dünyasını genişletir. Bu anlamda politikada lümpenleşme deyince, sözcüğün literatüre göre toplumdaki kitlesel konumunu değil, onun davranış ve kültür dünyasını referans alıyoruz. Dolayısıyla çağımızda lümpenleşme, toplumun her kesiminde görülebilecek olan arızalı bir oluşumdur.

Sermaye ve politika sahasındaki lümpenleşme kendini ilkesiz, seviyesiz, görgüsüz, nobran, yozlaşmış zihin yapısı yoluyla ortaya koyar.

Bu anlamda politik lümpenleşmenin temel özelliği kuralsızlık kuralıdır. Bir başka deyişle duruma göre kural koymaktır. Enver Paşa’nın dediği gibi “Yok kanun, yap kanun” kuralı, keyfiliğe ve hukuksuzluğa dayalı iktidar........

© Bianet


Get it on Google Play