Araftaki mahallenin romanı: "Düşlerimizin Evi Burası"

Erdem Özgül, “Unutulmuş Ataların Gölgesi” öykü kitabından sonra “Eksik Harf yayınlarından çıkan “Düşlerimizin Evi Burası” adlı eseriyle romana yönelmiş.

Roman üç yüz sayfa, 1990’lı yıllarda İstanbul’un arka bahçesi diyebileceğimiz bir semtte geçiyor. Yazar romanda ne kadar konum belirtmese de ilk akla Ümraniye’deki çöp patlamasını akla getiriyor. Zaten örgünün içinde o gerginliği hissetmemek mümkün değil.

Emir Kustrica’nın Çingeneler Zamanı’ndaki atmosferi romana yansıtmış sanki, kopyalamış sanılmasın. Oradaki gibi çalgı çengi, eğlence hayatın her alanına sirayet ederken dramı, acısı da eksik olmuyor. Gırgır şamata devam ederken derdi, kederi gırnatayla, davulla şenlendirmeyi başarmış. Hayata eğlenceli tarafından bakmış yazar.

Şehrin kıyısında bir köy, şehre uzak olduğu kadar şehrin içinde… Arafta bir yer; tıpkı göç edenlerin kendini hiçbir yere ait hissetmemeleri gibi. Roman mekânı da böyle insanların yaşadığı bir yer olarak belirlenmiş; iç göçle gelenlerin yoğun yaşandığı bir bölge. Ne şehirli gibi ne de köylü. Geldikleri yeri unutmayarak tavuk, inek besleyip bostan ekmeye devam ederken diğer yandan da metropol olmaya doğru hızlı adımlarla ilerleyen koca şehir İstanbul’a tutunmaya, adapte olmaya ve enteğre olmaya çabalıyorlar.

Yaşadıkları yerin bir çöp kent olduğunu bilen ve idrak eden insanların her şeye rağmen burayı sevmelerinin üzerinde durmuş yazar. Ana damarını ve romanın merkezini oluşturan öğe, iç göçle gelenlerin burada da göçe zorlanmaları etrafında ilerliyor. Renkli ve hayatın içindeki karakterleri kurguya dâhil ederken sahicilikten taviz vermiyor yazar. Çöp kokularının sindiği, sokakları çamurdan geçilmeyen mahallede iyiye, güzele hasret, en ufak bir umuda, renge dört elle sarılan, küçük bir güzel kokuya bile mest olmaya hazır insanları yazmış. Bir taraftan Orhan Kemal diğer taraftan Latife Tekin’in himayesine aldığı kavramlar ve temaları heybesine doldurarak tarafını belli eden yazarın sonraki edebi izleğine dair ipuçlarını görerek........

© Bianet