IDEF 2025’teki soykırım şüphelilerine yargı zırhı: ÇHD’nin suç duyurusuna ikinci ret
İstanbul Fuar Merkezi’nde 22–27 Temmuz 2025 tarihleri arasında düzenlenen 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF 2025), İsrail’e silah, mühimmat ve askeri teknoloji sağlayan şirketlerin katılımı nedeniyle eleştirilerin odağındaydı.
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), İsrail’in Filistin’de işlediği soykırım suçlarında kullanılan silahları üreten şirketlerin fuarda stant açmasını gerekçe göstererek Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
ÇHD, bu şirketlerin ve fuarın düzenlenmesinde sorumluluğu bulunan kamu kurumları ile yetkililerin “soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarına iştirak ettiğini” belirtti.
Stantların kapatılması, failler ve suça iştirak edenler hakkında kamu davası açılması istedi. Ayrıca sergilenen silahların ‘suç işlenmesine tahsis edilmiş eşya’ niteliğinde olduğunu belirterek el konulmasını talep etti.
Ancak savcılık, 24 Kasım 2025’te “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi. IDEF 2025’in Cumhurbaşkanlığının desteğiyle Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen üst seviyede resmi bir organizasyon olduğunu belirten Savcılık, fuarda savunma sanayii teknolojilerinin sergilenmesinin tek başına suç teşkil etmediğini savundu. Savcılık, fuarda “herhangi bir suç şüphesi oluşturacak unsur bulunmadığı” sonucuna vardı.
ÇHD karara itiraz etti. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın verdiği “kovuşturmaya yer olmadığı” kararının kaldırılmasını istedi. Fakat talep bu kez Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildi.
Hakimlik kararda “Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın delillere, oluşa, eylemin niteliğine ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.” dedi.
ÇHD “Filistin halkı soykırıma direnirken siyonist İsrail’in suç ortakları aklanamaz” diyerek karara tepki gösterdi. Dosyayla ilgilenen ÇHD İstanbul Şube Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Gülyeter Aktepe bianet’e yaptığı açıklamada fuara katılan şirketlerin suçtaki rollerini şöyle detaylandırdı:
"Lockheed Martin işgal ordusuna F-16 ve F-35 sağlıyor, BAE Systems savaş uçakları için bileşenler, askeri mühimmat, zırhlı araç ve füze fırlatma kiti temin ediyor, Leonardo radar sistemlerini, savaş gemilerine monte edilen deniz toplarını ve lazer hedefleme sistemlerini sağlıyor, Thyssenkrupp denizaltılarını üretiyor, HP Filistinlilerin denetlendiği biyometrik sistemleri kuruyor, GE Aerospace F-15 ve F-16 uçaklarına ve Sa’ar gemilerine motor üretiyor, Rolls-Royce Power Systems tanklarına, zırhlı araçlarına ve botlarına motor üretiyor, Honeywall Gazze halkını hedef alan GBU-39 bombalarının hassas yönlendirme sistemlerini üretiyor, LEUPOLD işgal askerlerinin kullandığı keskin nişancı dürbünlerini temin ediyor. Bu şirketlerin bir kısmı ürünlerini 'çatışma sahasında test edildi' diye pazarlıyor.”
Aktepe, iktidarı “Gazze’ye düşen bombaları üreten bu şirketleri protokolle ağırlarken, yargı mercileri de suç ortaklığı böylesine barizken yetki sahasında işlenen suçu izlemeyi seçti." sözleriyle eleştirdi. Türkiye’nin hukuki denetim yetkisi varken bu şirketlerin fuarda stant açmasının engellenmediğini belirtti.
Savcılığın etkin bir soruşturma yürütmediğini ifade eden Aktepe, “Savcılık, ihbar........© Bianet
