We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İstanbul'dan çıkış

10 0 0
25.09.2021

* Fotoğraf: Pexels

Öykünün öncesine buradan ulaşabilirsiniz.

Kimi yolcular memnunca otobüsün kapısına yönelip yerlerine almaya çalışıyorlardı. Kimileri de kendilerini yolculamaya gelen yakınlarıyla hala ayakta konuşuyorlar; yanlarındaki çanta ve torbaları karıştırıp yanlarına gerekli olan her şeyi alıp almadıklarını kontrol ediyorlardı. Bizim bulunduğumuz yer otobüsün biraz ilerisiydi. Olup bitenleri rahatlıkla gözlemleyebiliyorduk.

Elindeki sigarasıyla oldukça rahat ve sakin bir duruşu vardı kardeşimin. Onun bu denli rahat olmasına ve kendine olan özgüvenine hayran olmuştum. Oysa bendeki duygular zikzak çizip duruyordu. Endişe, hüzün, sevinç ve şaşkınlığım beni allak bullak ediyordu. İyi tanımadığım bir ortamdı. Yıllar sonra bu uzun otobüs yolculuğunun beni nasıl etkileyeceğini düşünmeden edemiyordum. Sonunda dayanamadım:

Peki hayatım, emin misin bu otobüsü bir tek şoförün sürmeyeceğinden, dedim. Kardeşim böyle bir soruyu her an duyabileceğini hesaplamış gibi, hiç düşünme gereği duymadan “ya, evet abla! Olur mu öyle şey? Tabii ki iki kişiler her zaman” deyip beni yine yatıştırma girişiminde bulundu. Ben onun verdiği cevabı dinlemek yerine, yüz ifadelerini inceliyordum. Güven verici bulmuştum Çeke`mi.

İstanbul`daki hayatı, insanların alışkanlık ve davranışlarını; yolları, gidiş gelişleri, semtleri, ulaşım yollarını ve insan karakterlerini çok uzmanca tanımlar ve tarif ederdi kardeşim. Gülmesi de hiç eksik olmazdı anlatıp tarif ederken.Tam bir tiyatro oyuncusuydu. Evet, hatta şuracıkta, şu koca taşıtların saldığı kara ekzos dumanlarında boğulmak üzereyken ben, o kahkaha atıyor; tanıdıkların taklitlerini yapıyor ve beni yaklaşık yirmi saatlik otobüs yolculuğuma hazırlıyordu.

Kardeşim, bak abla, molada otobüsten in, git tuvaletine, elini yüzünü yıka. Otur yemeğini ye. Hiiiç çekinme!
Ama sakın etli yemek yeme. En iyisi yoğurt ye sen! Evet evet, ne olur ne olmaz... Biliyorum, ben ye, desem de yemezsin gerçi ya! Yanında da biraz yiyecek var zaten. Ama hiç değilse in ve yürü biraz. Bacakların açılır. Sonrada at kafayı uyu. Keyfine bak”, diyerek bilgilendirip tavsiyelerde bulunuyordu. Her zamanki gibi, ben de, “Tamam bitanem. Sen merak etme. Ben çok severim otobüs yolculuklarını. Okurum, uyurum ve zaman çabuk geçer”, diyerek kardeşimin benim için endişelenmemesine çalışıyordum.

Ve son anons yapıldı. “Hadi abla! Gel seni yerine götüreyim”, dedi kardeşim. Birlikte otobüse yürüdük. O önde ben arkada. Binmemiş tek yolcu ben olmalıydım. Otobüse bindik. Yerimden pek memnun değildim ama, “idare edeceğim artık”, diye düşündüm.
Otobüste kadınlı erkekli ve çocuklu yolcular vardı. Çoğu zaman........

© Bianet


Get it on Google Play