PYD Eş Başkanı Xerîb Hiso: Türkiye barış konusunda zayıf ve ağır hareket ediyor

Suriye’nin 210 üyeli Halk Meclisi, 12 Temmuz’da ilk kez toplandı. Üyelerin 140’ı yerel seçici kurullar tarafından belirlenirken 70’i Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara tarafından atandı. Otuz ay görev yapacak Meclis’in, doğrudan seçimlere geçişin hukuki ve idari zeminini hazırlaması öngörülüyor.

Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) seçim sürecine katılırken, Demokratik Birlik Partisi’nin de (PYD) aralarında bulunduğu 24 Kürt partisi ve siyasi oluşum, sandalye dağılımını ve milletvekillerinin belirlenme yöntemini reddederek süreci boykot etti. Rojava’daki başlıca siyasi yapıların Meclis’te yer almaması, Kürt temsilinin kapsayıcılığı ve yeni yasama organının meşruiyeti konusunda tartışmalara yol açtı.

PYD Eş Başkanı Xerîb Hiso, seçim boykotu ve temsil tartışmalarının yanı sıra Şam’la yürütülen entegrasyon sürecini, Türkiye ile temasları, YPJ’nin geleceğini, Kürtçe yer adlarına yönelik girişimleri ve bölgedeki temel hizmet sorunlarını bianet’e değerlendirdi.

Elmaz Romî: Kobanî halkı “Ayn el-Arab” adını kabul etmeyecek

“Eş-Şara, kendisine ait bir parlamento inşa etti”

Suriye’de Halk Meclisi seçimleri tamamlandı. PYD’nin de aralarında bulunduğu 24 Kürt partisi seçimlere katılmayacağını açıklayarak süreci boykot etti. Neden uzlaşı sağlanamadı? Talepleriniz nelerdi ve neden karşılanmadı?

Kürtlerin davası, hükümetin belirlediği adaylar tarafından temsil edilemez. Böyle bir tabloda gerçek temsilcilerimizi parlamentoda göremeyiz.

Bugün belirlenen 210 milletvekiline baktığımızda Kürt, Arap, Süryani, Dürzi, Hristiyan ve Türkmen isimler görüyoruz; ancak bunların neredeyse tamamı HTŞ’ye yakın kişiler. Bu nedenle Eş-Şara, Suriye’de kendisine ait bir parlamento inşa etti.

Suriye’deki mücadelenin gerçek savunucularının, bedel ödeyenlerin ve kendi iradelerine sahip çıkanların bu parlamentoda temsilcileri yok. Dürzilerin gerçek temsilcileri Meclis’te değil. HTŞ’ye yakın Dürziler Meclis’e girdi.

Kürtlerin davasını ve Rojava’yı savunanlar, Rojava direnişinde rol alanlar, mücadele edenler, bedel ödeyenler ve öncülük yapanlar parlamentoda yok. Fakat bu direnişe karşı olanlar bugün parlamentoda. Bu da HTŞ’nin ve Ahmed eş-Şara’nın kendilerine ait bir parlamento inşa ettikleri anlamına geliyor. Biz de bunu kabul etmediğimiz için seçimleri boykot ettik.

“Kürt nüfusu olduğundan az gösteriliyor”

Kürtlerin nüfusu söylenenden daha fazladır. Geçiş yönetimi Kürt nüfusunu olduğundan az gösteriyor. Biz yalnızca Rojava’da yaşamıyoruz. Suriye’nin Halep ve Şam gibi kentlerinde yüzlerce yıldır yaşayan binlerce Kürt var. Ancak geçiş yönetimi onları Kürt olarak görmüyor.

Kürt nüfusu hesaplanırken yalnızca Afrin, Kobanî ve Kamışlı esas alınıyor. Şehba ve Hama gibi bölgelerde de binlerce Kürt yaşıyor, fakat onlar Kürt nüfusuna dâhil edilmiyor. Kürtlerin ve Kürt tarihinin öne çıkmasını, bilinmesini ve görünür olmasını istemiyorlar.

Örneğin Haseke nüfusunun büyük çoğunluğu Kürtlerden oluşuyor, ancak Kürtleri Arap olarak sayıyorlar. Biz de belediyelerimizde ve halk meclislerimizde benzer bir şey yapsak kabul edilebilir mi? Edilemez. Biz birlikte yaşıyoruz ve böyle bir yaklaşım adil olmaz.

SDG: Şam’la askeri entegrasyon görüşmeleri sürecek

“Suriye siyasetini Türkiye yürütüyor”

ENKS seçimlere neden katıldı?

Çünkü ENKS eskiden beri onlarla birlikte yol yürüyordu ve onlara yakındı. Bakın bize değil, HTŞ’ye yakınlar. Bu durum yeni değil. Yıllarca Türkiye üzerinden onlarla görüşmeler yürüttüler.

Türkiye’nin Suriye siyasetinde önemli bir rolü var. Süreci yakından takip ediyor, Suriye için program geliştiriyor ve siyaseti büyük ölçüde kendisi yürütüyor. Bu Meclis’in oluşturulmasında da Türkiye’nin rolü var. Türkiye yanlısı isimlerin tamamı parlamentoya girdi.

“Özgür ve demokratik seçimler yapılmalı”

Bundan sonra ne olacak? Seçimleri boykot eden 24 Kürt partisi nasıl bir yol izleyecek?

Biz bir entegrasyon........

© Bianet