Ayşe Tokyaz davası 24 Mart 2026'ya ertelendi

İstanbul’da üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın öldürülmesine ilişkin davada, eski polis memuru Cemil K.'nin yargılanmasına Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Dava bugün üçüncü gününde devam etti.

Mahkeme aranın ardından ara kararlarını açıkladı. Tutuklu sanıkların bir kısmını beyanları, tüm dosya kapsamı düşünüldüğünde tutuklama tedbirinin devamına karar verildi. İki hafta içerisinde itiraz hakkı olduğunu belirtti. Tutuksuz sanık hakkında adli kontrol kararının kaldırılmasına yurtdışına çıkış yasağı getirildi. Aile Bakanlığı’nın katılma talebi de kabul edildi. Bir sonraki duruşma, 24 Mart 2026 ve 26 Mart 2026 görülecek.

Dosyada toplam 9 erkek sanık yargılanıyor. Sanıklardan 8’i tutuklu bulunurken, 1 sanık erkek adli kontrol şartıyla serbest.

Duruşmayı İstanbul, Denizli, Hatay barolarından Kadın Hakları Merkezleri de takip ediyor.

Duruşmayı bugün, CHP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler de takip ediyor.

Duruşmanın üçüncü gününde, tutuklu sanıklar ile taraf avukatları salonda hazır bulundu.

Esra Tokyaz’ın beyanından sonra Ayşe Tokyaz’ın avukatları konuştu.

Avukat Gülyeter Aktepe, şöyle dedi:

“SEGBİS talebini defalarca dile getirdik. İlk celsede kabul etmediniz, ancak biz talebimizi yineledik. Buna rağmen duruşma ortamındaki şiddet hali sona ermedi. Bütün kadınlar için eziyet niteliği taşıyan bu süreçte, canavarca suçlarla yargılanan bir sanığın müştekiye küfür etmeye cüret edebilmesi kabul edilemez.

Ben pişkin pişkin bakarsam müştekiyi tahrik ederim; savunma yapmama bile gerek kalmaz çünkü savunmam bölünür.

Müşteki vekillerinin sorduğu soruların tümüne müdahale etmiyoruz. Ancak etkili bir soruşturmanın ardından açılan kamu davasının, tüm kanıtlar değerlendirilerek etkin bir şekilde yürütülmesini istiyoruz.

Kadın Hakları Merkezi (KHM) olarak ve kadın avukatlar olarak bu duruşmalara karda kışta herkes geldi. Denizli Barosu’ndan da katılım sağlanıyor. KHM’lerin, derneklerin ve feministlerin tek bir derdi var: Kadınların hayatlarının değil, sanıkların suçlarının yargılanmasını istiyoruz."

Avukat Mustafa Tırtır, şöyle dedi:

“Vicdan tutulması görüyoruz adeta. Bugüne kadar meslek hayatımızda benzer nitelikte dosya takip ettik. Burada daha önce karşılaşmadığım bir durum var. Ben feminist bakış açısı ile bu dosyalara bakan biri değilim.

Az önceki meslektaşımın söylediklerine kim itiraz edebilir. Bu son zamanlada gördüğümüz en vahim cinayetlerden biriyle karşı karşıyayız. Sanık Cemil K. Eski meslektaşları dahil olmak üzere herkesi manipüle edebilen öldürdüğü kardeşinin karakoldaki ifadesine ulaşan sonra onu tehdit eden bir faildir.

Dün İlker U. Yazışmalarına bakıyoruz, Cemil’in istediklerini hep yapıyor. Böyle bir görevini kötüye kullanan bir polisin yargılandığı dosya. Sanık Cemal A. Dosyanın günler süren çaresizliğine tanık olmuş. Tüm sanıkların tutukluluğunun devamını talep ediyoruz.”

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın avukatları da davaya katılma talebini iletti. Sanıklar suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

Ayşe Tokyaz davasında ara karar için ara verildi

Ne olmuştu?

İstanbul Mithatpaşa Mahallesi'nde 13 Temmuz'da yol kenarında bir valizde 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın cansız bedeni bulunmuştu.

Tokyaz'ın en son ihraç polis memuru Cemil K.'nin Küçükçekmece Atakent Mahallesi'ndeki evine gittiği, bu evde öldürülüp valize konulduğu, daha sonra Eyüpsultan'da yol kenarına atıldığı tespit edilmişti.

Cemil K.'nin "görevi yaptırmamak için direnme", "tehdit", "hakaret", "kasten yaralama" gibi suçlar nedeniyle polislik mesleğinden ihraç edildiği belirlenmişti.

Güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesinin ardından Koç'un da aralarında bulunduğu 7 şüpheli tutuklanmıştı.

Olayla bağlantısı olduğu belirlenen ve 20 suç kaydı bulunan 55 yaşındaki O.K'nin "kasten öldürmeye iştirak" suçundan, polis memuru İ.U.U'nun da "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan tutuklanması kararlaştırılmıştı.

İddianameden

İddianamede, sanık Cemil K. hakkında 'Kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 'Şantaj' suçlarından ise 4 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Tutuklu 7 sanık hakkında ise 'Kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmeye yardım etme' suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.

Oğuz K.'nin Cemil K.'nin işlediği suça iştirak ettiğinin belirlenmesi üzerine 'Kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak' suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlar yönünden 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

İddianamede, Cemil K.'ninn polislik mesleğinden ihraç edildiği, hakkında daha önce 1 şüpheli ölüm, 3 kasten yaralama ve tehdit suçları da dahil olmak üzere toplam 8 ayrı adli kaydının bulunduğu bilgisi de yer aldı.

Şiddeti meşrulaştırmamak ve yeniden üretmemek adına nasıl haber yazabiliriz?

1-Kadın ve onu öldüren erkeğin fotoğrafını yan yana kullanmayabiliriz.

2- Öldürülen kadının sosyal medyasından fotoğrafını alıp kullanmayın lütfen, onun yerine eylemlerden güçlendiren fotoğraflar kullanabilirsiniz. Bu, kadının özel hayatı hakkında bilgi veriyor ve kadını suçlayan yargılayan bir kurguya neden oluyor.

3-Cinayet hakkında detaylı bilgi vermemek gerekiyor. Yol yöntem gösterirseniz kopya cinayetlere neden olabilirsiniz.

4-Cinayeti, şiddeti asla gerekçelendirmeyin "aşıktı", "ekonomik sorunları vardı" vs vs.

5-Erkek şiddetinin münferit değil sistematik bir sorun olduğunu anlatabilirsiniz. Bunun için istatiksel veri kullanıp STK'lerden görüş alabilirsiniz.

Not: Asla romantize etmeyin!

(EMK)

“Altı ay geçti; hâlâ yatağımda uyuyamıyorum, oturduğum yerde uyuyakalıyorum. Benim kimseden utanacak bir hâlim yok; kendimi kaybettim ve yaşadıklarımı herkese anlatıyorum. Cemil’in evinin bulunduğu sokağın adı artık Ayşe Tokyaz Sokağı, valizinin bulunduğu yer Ayşe Tokyaz Ormanı. Ayşe için bir kütüphane açıldı. Siz Ayşe’yi öldürdüğünüzü mü sanıyorsunuz? Hiç mi vicdanınız sızlamıyor? Kütüphane açtık; hiç utanmıyor musunuz, hiç mi vicdanınız sızlamıyor? Neden hiçbiriniz yüzüme bakamıyorsunuz? Siz utanmıyor musunuz? Ben kütüphane açıyorum; benim arkadaşım, kitaplarım, bütün dosyalarım oldu. Artık bir hayatım yok, Ayşe için yaşıyorum.

"Cemil, kendini çok akıllı, yazılımcı sanıyorsun ama senin telefonundaki şiddet görüntülerini de almıştım. Kendi çektiğin fotoğraflar, kendi telefonundan. Buna da “yaşanmadı” de. Hepsinin kanıtı var, ses kayıtları var. Şimdi de merdivenlerden düştüğünü söylesin.”

İstanbul’da üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın öldürülmesine ilişkin davada, eski polis memuru Cemil Koç’un yargılanmasına Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Dava bugün üçüncü gününde devam ediyor.

Dosyada toplam 9 erkek sanık yargılanıyor. Sanıklardan 8’i tutuklu bulunurken, 1 sanık adli kontrol şartıyla serbest.

Duruşmayı İstanbul, Denizli, Hatay barolarından Kadın Hakları Merkezleri de takip ediyor.

Duruşmayı bugün, CHP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler de takip ediyor.

Duruşmanın üçüncü gününde, tutuklu sanıklar ile taraf avukatları salonda hazır bulundu.

Ayşe Tokyaz’ın ikiz kardeşi Esra Tokyaz ile anne Halime Tokyaz ve baba Mustafa Tokyaz duruşma salonunda yer aldı. Bir önceki celsede sanık Cemil K. savunmasını sürdürürken, Ayşe Tokyaz’ın ağabeyi Abdulkadir Tokyaz ile annesi Halime Tokyaz mahkemede beyanda bulunmuştu.

Bugün yapılan duruşmada ise müşteki sıfatıyla ikiz kardeş Esra Tokyaz konuştu.

Biz ana rahminden bugüne kadar hiç ayrılmadık. Işık Üniversitesi’ne yerleştik. Ayşe’yi gördü, “online’da âşık oldum” dedi, görüşmeye başladılar. Evlenmek istediğini söyledi. Cemil, kardeşimi evlilik vaadiyle kandırdı. Kardeşim de yaşı gereği etkilendi.

Kendisini Cem olarak tanıttı, “yazılımcıyım” dedi. Ayşe, Cemil’in yanına tanışmak için Eskişehir’e gitti. Ondan sonra Cemil kendisini dinine düşkün biri olarak tanıttı, kendisini çok iyi ve dinine düşkün biri olarak anlatıyordu. Kur’an öğreteceğini söyledi.

Ayşe ile görüştü, ikinci görüşmesinde ben de gerçekten tanışmak istiyorum dedim, “Artık evleneceğin adamla tanışmak istiyorum” dedim. Eskişehir’de evine gittik. Eve geçtik Cemil evde otururken sadece estiği rüzgârdan bile özür diliyordu, öyle tanıştım. Sonra bir oyun oynayalım dedim. Cemil’i tanımaya çalışıyordum ama kendisini hiç tanıtmıyordu. Onu tanımaya çalışıyordum. “Yazılımcıyım” dedi. “En büyük pişmanlığın ne?” dedik, bir şey söylemedi; ben o zaman anlamıştım.

Ben Ayşe’yi sürekli uyarıyordum Ayşe benden uzaklaştı. Cemil, Ayşe’ye sürekli “seni kıskanıyor, seni manipüle ediyor” diyordu.........

© Bianet