Kendi “normalimizi” mi yaratıyoruz? |
Bilincimiz bizi bir “Normal” kalıbına sıkıştırıyor. Aslında bilincimizin şekillendiği yaratılmış normalin kalıbına istemsiz sıkışıyoruz. Kanıksanmış sağlamcılık denen şey de zaten o normalin bir tezahürü. Bir normale hapsolduğumu fark etmek oldukça uzun zamanımı aldı.
Ne yalan söyleyeyim, engellilik üzerine büyük büyük sözler ederken kendimdeki kanıksanmış sağlamcılığın farkında bile değildim. “Normal”i sorgulamak aklıma bile gelmemişti zaten. Bu bana özgü bir yönelim de değildi. Bu konuda ilk adımlarımı atarken benden daha önce adım atmış, sağlamcılık üzerine okumalar yapmış ve hatta bu konuda isim yapmış arkadaşlar için de aynı durum söz konusuydu. Belki de en büyük şansımız tüm eksikliklerine rağmen bu konuda kafa yormaya ve kalıpları parçalamaya kararlı o insanlarla kolektif bir düşünme, tartışma ve üretme sürecini paylaşmamızdı.
Bir yıl önce büyük bir heyecanla savunduğumuz bazı şeylerin savunulmaması gerektiğini ama onların yeniyi ve doğruyu bulmakta önemli bir deneyim olduğunu anlamıştık.
Onun içindir ki dün savunduğumuzun bugün yanlış gelmesi canımızı acıtmak yerine heyecanımızı artırıyor ve bizi mutlu ediyordu. Altını çizmeye gerek olduğunu düşünmesem de altını çizmeyi bir görev kabul ettiğim için belirtmek istediğim nokta şu.
Temel doğrularımızda bir değişiklik olmuyordu. Onları savunmaya devam ediyorduk ve bugün yanlış bulduklarımız o temel doğrularımızı sarsılmaz kılıyordu. Bilincimin bir........