We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Pandemi, Kürklü Merkür ve Marmara Denizi

18 0 0
18.06.2021

İngiliz oyun yazarı Philip Ridley'in “Kürklü Merkür” isimli çarpıcı ve kışkırtıcı oyunu geçtiğimiz Çarşamba akşamı Antalya'da ilk kez sahnelendi. (1) Uzun bir süre boyunca hazırlık yapılan ve sonrasında pandemi nedeniyle yine uzun bir süre sahnelenmek için beklenen oyun nihayet seyircisiyle buluşabildi. Antalya’da söyleşi, panel, müzikal etkinlikler, sinema ve tiyatro gösterilerine ev sahipliği yapan mütevazı kültür merkezlerinden biri olan Baküs Sahne&Atölye ile Kırmızı Kalem yapımı olan oyun Okan Ö. Cinemre yönetiminde sahneye konuldu.

Pandemi nedeniyle seyreltilmiş bir oturma düzeni içinde büyük bir heyecanla oyunu bekledik. Heyecanlı olan sadece seyirciler değildi. Oyun bittikten sonra çıkış kapısı önünde heyecanlarına tanık olduğum oyuncular en az seyirciler kadar coşkuluydu.

Oyunu izledikten sonra telefon ile görüştüğüm Pınar Boyar kendisine yönelttiğim "Oyun hakkında ne düşünüyorsunuz, pandemi nedeniyle verilen uzun bir aradan sonra sahneye çıkmak size neler hissettirdi?" soruma şu yanıtı verdi:

Şiddetin her türlüsüne karşıyken, argo ve küfürden hoşlanmazken; 'Kürklü Merkür' oyunu ise tüm bu yaklaşımları içermesine rağmen bizi kendine bağladı. Philip Ridley'in kurgusu o kadar çarpıcı ki, hem bize çok uzak hem çok yakın... Metni okuyup da etkilenmemek mümkün değil. Çoğu oyuncunun içinde yer almak isteyeceği, çok anlamlı bir metin. Uzun zaman sonra seyirciyle buluşmak ise oldukça heyecan verici oldu bizim için. Zaten bizler bu heyecan için devam ediyoruz tiyatroya. Yetkililerden yeterince destek görememek her sanat dalının yarası maalesef. Sanatçıların 'Doğru meslek, yanlış ülke' demesi ise gerçeğin tatsız yanı... Her olumsuzluğa rağmen, sanatseverlerin desteği ve içimizde yanan ateşle çıktık bu engebeli yola. Çok da iyi etmişiz, direnmekle, çabalamakla... Harika bir ekip olduk, özverili çalışmalarımızın karşılığı ise bizleri yürekten alkışlayan canım seyircimiz, sanata ve sanatçıya inanan herkes oldu. Bu imkânsız görünen koşullarda bile ışıklı bir yol çizip el ele orada yürüyebilmektir bizim mutluluğumuz, umutlu yanımız. Onca zaman sonra sahnede, tiyatroda olabilmekse; uzun bir seyahatten sonra eve varabilmek gibi hissettirdi bizlere…”

Uzun bir seyahatten sonra eve varabilmek hissi gibi… Pınar Boyar bu hissin bütün oyuncuların paylaştığı bir his olduğunu ısrarla vurguladı.

Eve varmak, evden uzaklaşmak

Ridley’in oyunu şiddetin hayatın olağan parçası haline geldiği bir dünyayı tasvir ediyor. Bu her zaman böyleydi, şiddet gündelik hayatın bir parçasıydı zaten denilebilir elbette ama oyundaki yoğun argo kullanımı bunun fark edilmesini ilk anda çok zorlaştırıyor. Oyunun bütününe yayılan, hemen her oyuncunun repliğinde birer nokta ya da virgül gibi yer alan argo sözcükler bir yabancılaşma duygusu yaratıyor. Dil bizi birbirimize yakınlaştırdığı kadar uzaklaştırır da... Bu uzaklık duygusu oyunun sonuna doğru giderek azalıyor ve yerini alışıldık, bilindik bir dünyanın tasvir edildiği gerçeğini kavramanın yarattığı umut ile umutsuzluk arasında salınan duygulara bırakıyor.

Oyun toplumsal hayatın savaşlarla, çatışmalarla, piyasanın egemen güçleriyle yıkıma uğratıldığı bir geleceği gözler önüne seriyor. Bir tarafta güvence içinde yaşayan ve zulmetme pratikleri sınırsız bir boyut kazanmış egemen bir azınlığın, diğer tarafta ise çöplerle dolu bir dünyada bertaraf edilmesi gereken birer çöp muamelesi gören insanlarla dolu bir dünya bu. Şiddet, yıkım, güvencesizlik ve kırılgan hayatlarla dolu çökmüş bir dünya…

Çöken sadece toplumsal hayat değil. Biyolojik çeşitlilik de çökmüş. Oyunda sadece kelebeklerden söz ediliyor; ama kelebekler güzelliği ve zarafeti çağrıştırmıyor artık. Çeşit çeşit kelebekten sakınılması gereken bir “nesne”, bir uyuşturucu ya da bir zehir gibi söz ediliyor. Kelebekler dışında yaşayan başka canlılar olup olmadığına dair bir değerlendirme yapmamızı sağlayacak bir ifade de yok oyunda. Biyolojik çeşitliliğin........

© Bianet


Get it on Google Play