We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Obezite, pandemi ve evde çocuklarla eskimo yapmak

18 0 0
25.05.2021

*Fotoğraf: Eskimo Yapan Eller: Ali Ozan Cinemre ve Çınar Ilgaz Şık

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk tarafından yapılan bir açıklamada geçtiğimiz yılın verilerine göre Türkiye'deki obezite sorunu yaşayan kişilerin yüzde 60'ını 0-18 yaş aralığındaki çocuklar ve gençlerin oluşturduğu dile getirildi. Açıklamada ülkemizdeki obezite sorunu yaşayan kişi sayısının her yıl yüzde 8 oranında artış gösterdiği ve bu durumun çocuk sağlığı için büyük bir risk oluşturduğu da belirtildi.

Obezite aşırı kilolu olma halidir ve vücutta sağlık sorunlara yol açacak ölçüde aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanıyor.

Obezite ve çocuklar

Dünya Sağlık Örgütü obeziteyi en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak niteliyor. Günümüzde Sahra altı Afrika ve Asya hariç dünyanın her bölgesinde obezite sorunu yaşayan insan sayısı, yetersiz beslenen ya da zayıf insan sayısından daha fazla.

Obezite bir zamanlar yalnızca yüksek gelirli ülkelerde gözlenen bir sağlık sorunu olarak kabul edilirdi. Oysa günümüzde düşük ve orta gelirli ülkelerde de gözlenen ve özellikle de kentli nüfus içinde görülme sıklığı hızla artış gösteren bir sağlık sorunu.

Obezite sorununa en hassas kesim çocuklar.

Çocukluk çağında gözlenen obezite yetişkin yaşamın erken yaşlarında diyabet, kalp damar hastalıkları, yüksek tansiyon gibi önemli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına yol açıyor.

Dünya genelinde 5-19 yaş arası çocuklarda gözlenen aşırı kilo ya da obezite sorunu 1975-2016 yılları arasında dört kat artarak yüzde 4'ten yüzde 18 oranına çıktı.

Türkiye'deki durum

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yetişkin nüfusun yüzde 21,1’inin obezite sorunu yaşadığı belirtiliyor.

2014 yılında yapılan bir çalışmada ülkemiz genelinde 0-5 yaş aralığındaki çocukların yüzde 8.5’inin obez/şişman ve yüzde 17.9’unun ise hafif şişman olduğu belirlendi. 0-18 yaş aralığında en az 3.5 milyon çocuk ise obeziteye yatkınlığı artıran kilolu olma sorunu yaşıyor.

Genetik yapı, davranışsal faktörler ve çevre şartları obezite sorununun en önemli nedenlerini oluşturuyor. Sorunun oluşumunda genetik ve davranışsal faktörlerin etkisi az, çevresel faktörlerin etkisi ise büyük. Çevresel faktörler içinde en çok öne çıkan ise içinde yaşadığımız ve bizi çepeçevre saran gıda sistemi.

Sağlıklı beslenme bireysel tercih ve alışkanlıklara dayalı bir faaliyet olarak ele alınıyor. Ancak bu bakış açısı sağlıksız beslenme ile ilgili sorunlarda gıda sisteminin belirleyici rolünü görmemizi zorlaştırıyor.

Obezite, bireysel tercih ve alışkanlıklardan ziyade içinde yaşadığımız gıda sistemi ve bu sistemin ürettiği bazı gıda ürünleri ile ilgili bir sorun.

İlave şeker sorunu

Sağlıksız beslenmeye yol açan gıda ürünleri içinde çocuklara yönelik olarak hazırlanmış şeker içeriği yüksek, besin değeri düşük, ucuz ve kolay erişilebilir yiyecek ve içecekler en başta geliyor.

Şeker pek çok yiyeceğin içinde az veya çok doğal olarak bulunur. Ancak burada yiyecek ve içecek ürünlerine tatlandırmak amacıyla ilave edilen şekeri kastediyorum. Bu tip ürünlerin muazzam boyutlara varan çeşitliliği çocukluk çağı obezitesi sorununu bir çığ gibi büyüten bir işlev görüyor.

Örneğin alkolsüz içeceklerin büyük bir çoğunluğundaki ve abur cubur olarak adlandırılan binlerce çeşit üründeki ilave şeker miktarı inanılmaz boyutlarda.

Bir litre sıvı içecek, 40-70 adet iri (2 gramlık) kesme şekere denk miktarda ilave şeker içerebiliyor.........

© Bianet


Get it on Google Play