We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Afganistan 1979: Bir telefon görüşmesi ve bazı notlar

10 0 0
11.09.2021

Sosyal bilim, siyaset bilimi öğrenimi sırasında yapılan sınavlarda bazen öğrencilere bir gazete haberi, kısa bir konuşma metni verilir ve yorumları istenir.

Size aktaracağım telefon görüşmesi metni tam böyle bir belge. Afganistan’ın yakın geçmişinde ve günümüzde yaşananların temel nedenlerine ilişkin önemli ipuçları içeriyor.

Görüşme, 18 Mart 1979 günü, Sovyetler Birliği Başbakanı Aleksi Kosigin ile Afganistan Başbakanı Nur Muhammet Terakki arasında geçiyor.

Batı arşivlerinden kolayca erişilen (1)ve bazı akademik çalışmalarda üzerinde durulan bu belge, sanırım bizde pek dikkati çekmedi. Oysa belge, sadece Afganistan’da olup bitenleri anlama, yorumlama açısından değil, özellikle sol siyasetteki teorik tartışmalara ışık tutması açısından da öğretici.

Afganistan’da Nisan 1978’de ordu darbesiyle Davud yönetimi devrilmiş, “sosyalist” cumhuriyet dönemi başlamıştır. Yeni rejimde, liderler ve sol fraksiyonlar arasında sert çekişmelerin yaşandığı bir iktidar yapısı vardır. Lider Terakki’dir ama Amin ve Karmal gibi “rakip” diyebileceğimiz iddialı ortakları vardır.

Kendi içinde böylesine çatışmalı yönetimin, başkent dışında ülkeye hâkim olduğu söylenemez. İlk günlerin “devrim” coşkusu geride kalmıştır. İktidar ülkenin katı gerçekleri ile karşı karşıyadır.

Sovyetler Birliği uzunca bir süredir Afganistan’la dayanışma içindedir. “Demokratik Cumhuriyet” döneminde bu destek özellikle askeri yardımlarla daha da artmıştır.

Ama aşağıda aktardığımız telefon görüşmesinden de görüleceği gibi Afganistan’daki “devrim”in, kadroları, dayanacağı kitleler güçlü değildir.

Kabil dışında rejim karşıtı ayaklanmalar başlamıştır. Bu koşullarda Terakki sorunu Sovyetler Birliğinin doğrudan yer alacağı bir askeri operasyonla çözebileceklerini düşünmektedir.

Terakki ne öneriyor, Kosigin ne diyor?

Aşağıda uzunca bir özetini aktardığımız telefon görüşmesi işte böyle bir ortamda yapıldı. (Görüşme, Kabil’deki Sovyet heyetinde başdanışman olarak görevli Korgeneral Gorelov’un yardımcılarından bir Sovyet çevirmen aracılığıyla yapılmış. Görüşmenin İngilizce tam metni (2) de arşivlerde yer alıyor.)

“KOSİGİN: Yoldaş Terakki’ye, Leonid İliç [Brejnev]’in ve bütün Politbüro üyelerinin sıcak selâmlarını iletmek istediğimi söyleyin.

TERAKKİ: Çok teşekkür ederim.

K.: Yoldaş Terakki’nin sağlığı iyi mi? Çok yorulmuyor mu?

T.: Çok yorgun değilim. Bugün Devrim Konseyi toplantımız vardı.

K.: Güzel. Çok memnun oldum. Lütfen Yoldaş Terakki’den Afganistan’daki durumu özetlemesini ister misiniz?

T.: Durum kötü ve daha da kötüye gidiyor...

K.: Herat’ta işçiler, küçük burjuvazi ve beyaz yakalı çalışanlar arasında desteğiniz var mı? Hâlâ sizin yanınızda olanlar var mı?

T.: Halkın aktif desteği yok. Neredeyse bütünüyle Şii sloganlarının etkisi altındalar: ‘Allahsızların değil bizim arkamızdan gelin’- [Şii] propagandasının temeli bu.

K.: Herat’ın nüfusu ne kadar?

T.: 200-250.000 kişi yaşıyor. Duruma göre hareket ediyorlar. Nereye yönlendirilirlerse oraya gidiyorlar. Şimdi düşmanın tarafındalar.

K.: Orada çok sayıda işçi var mı?

T.: Çok az - hepsi 2.000 kadar.

K.: Herat’ta olası gelişmeleri siz nasıl görüyorsunuz?

T.: Herat’ın bu akşam veya yarın sabah bütünüyle düşman güçlerinin denetimi altına gireceğini düşünüyoruz… Propaganda pratikte sağlanacak yardımlarla birlikte yürütülmeli. Tanklarınızın ve uçaklarınızın üzerine Afgan işaretleri koymanızı öneriyorum, kimse farkına varmayacaktır. Kuvvetleriniz Kuşka yönünden ve Kabil’den ilerleyebilirler.

K.: Yine de Kabil’e gelmemiz gerekiyor.

“Bize Afgan görünümlü Sovyet askeri gönderin”

T.: Kuşka Herat’a çok yakındır. Birlikler Kabil’e uçakla taşınabilir. Birlikleri Kabil’e yollarsanız ve Herat’a doğru Kabil’den harekete geçerlerse kimse farkına........

© Bianet


Get it on Google Play