We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

"Araştırma Denilince"

8 0 0
25.09.2021

* Fotoğraf: Pexels

İnsan belirli dönemlerinde dönüp geriye, o tarihe kadar yaptığı işlere, aldığı yola bakar. Yaptıklarını, uğraştığı işleri yeniden anlamlandırmaya çalışır. Buna güncelleme de diyebilirsiniz. Sezgin Tüzün’ün “Araştırma Denilince” kitabını (1) böylesi bir çalışma olarak görmek sanırım yanlış olmayacak.

Sezgin Tüzün, alan çalışmalarında deneyimli bir sosyal bilimcidir. Akademisyenliği de vardır, ama çalışmalarını masa başında değil gerçek yaşama dokunarak sürdürmüştür. Kurduğu VERİ Araştırma, ülkemizde kamuoyu yoklamaları konusunda yaptığı çalışmalarla ses getirmiş bir kuruluştur. Siyasal alanda seçmen eğilimlerini belirleyen araştırmalar yapmış, değişik toplumsal kesimlere yönelik araştırma projeleri gerçekleştirmiştir. Kitapta, bu çalışmaların önemli ve özellikli yanlarını anlatan özet bilgiler bulacaksınız.

“Araştırma Denilince”nin ilk bölümlerinde genel kuramsal yaklaşımlar özetlenmiş. Bilgi üretiminin toplumsal gelişme süreci boyunca geçirdiği değişim anlatılmış. Ortaçağda “bilim” diye skolâstik / dine dayalı bilgilerin / dogmaların aktarımından, aydınlanma çağının pozitif bilimlerine geçiş üzerinde durulmuş. Günümüz Türkiyesinde “anlam ve önemi” iyice artan bir konu. Tüzün, kitabında yanıt aradığı, tartışmaya açmaya çalıştığı soruları şöyle özetliyor:

● Araştırma nasıl üretilir?

● Bilgi üretmenin bir yolu, yöntemi var mıdır?

● Bütün bilim dallarında araştırmalar hep aynı biçimde mi yapılır?

Siyasal araştırmalar

Tüzün kitabının bir bölümünde, yıllar boyu kendi yönetiminde gerçekleştirilen araştırmaları anlatmış. Sosyal bilim araştırmalarında birer model olarak ele aldığı bu çalışmaların eksik kalan yanlarını çekinmeden irdelemiş. Bu açıdan bakıldığında kitap, konu ile uğraşanlar, ilgilenenler için önemli bir kaynak. Üzerinde bilgi verdiği ilk proje, TÜSES-VERİAraştırma işbirliğiyle yapılan, siyasal partilerin seçmen tabanlarını ve seçmen eğilimlerini konu alan bir dizi araştırma. 1994-2004 yılları arasında yapılan bu araştırmaların sonuçları TÜSES tarafından 5 kitap halinde yayınlanmış.

Seçmen eğilimlerini belirlemeye yönelik kamuoyu araştırmaları ABD’de başlamış. İlk kez 1824 Başkanlık seçimlerinde kullanılmış. Bu araştırmalarda doğruya en yakın sonuçların elde edilmesi, ancak yılların getirdiği deneyimler ve geri beslemelerle mümkün herhalde. Basında sıkça yer alan haberlere bakarsak, Türkiye’deki araştırma kuruluşlarının da yeterli deneyime sahip olduğunu anlaşılıyor.

Son yıllarda Türkiye’de yapılan ve “Bugün seçim olsa oyların partilere göre yüzde dağılımı ne olur?” sorusuna yanıt arayan araştırmaların sonuçları siyasiler tarafından neredeyse tartışmasız ciddiye alınıyor. İttifak kurmaya yönelik girişimler, bu arada seçim barajını düşürme hazırlıkları bunu gösteriyor.

Araştırmacılar seçim sonuçlarını ne kadar “doğru” kestirebiliyor? Bu konuda geçen hafta Rusya’da yapılan Duma seçimlerinden örnek vereyim. İktidardaki Birleşik Rusya Partisinin ciddi oy kaybedeceği ve yüzde 41 - yüzde 46 arasında oy alacağı öngörülmüştü. Geçici sonuçlara göre oy kaybı gerçekleşti ve yüzde 46.66 oranında oy aldı. İkinci konumdaki Rusya Federasyonu Komünist Partisi için öngörülen oy oranı yüzde 17 - yüzde 22 arasında değişiyordu. Parti oyların yüzde 21.14’ünü aldı.

Kamuoyu araştırmalarında kaç seçmenle görüşülerek bu genellemelere varılıyor diye sorabilirsiniz. Son yapılan ve siyasal çevrelerin ciddiye aldığı kamuoyu yoklamalarında görüşülenlerin sayısı 1.067 ve 4.520 arasında değişiyor. Yani, genel seçmen sayısına göre bu kadar az kişiyle konuşarak olası bir seçimde partilerin alacağı oy oranını belirliyorlar. Uzmanlar, böyle bir görüşmeci sayısının, seçimin kesin tarihinin henüz kesinleşmediği bu aşama için yeterli olabileceğini ve yüzde 3-4 hata payını içerdiğini söylüyor.

Bir de görüşmecilerin nasıl seçildiği, yani “örneklem modeli” önemli. Öyle rastgele 1.000 veya 4.500 kişiyle görüşerek yapılmıyor kamuoyu yoklaması. Genel seçmen profilini, çok farklı ölçütlere göre aynen yansıttığı varsayılan bir örnek kitle oluşturuluyor. Bu iş için geliştirilmiş farklı teknikler kullanılıyor. Sanırım işin ustalık isteyen yanı da bu.

Toplumsal kesim araştırmaları

“Araştırma Denilince”de Sezgin Tüzün’ün yürüttüğü araştırmalara örnek olarak verdiği, dört ayrı toplumsal kesime yönelik araştırmaya ilişkin bilgileri de bulacaksınız. Tüzün’ün tanımıyla ikisi örgütsüz toplumun örgütlü iki kesimini (sendikalı işçiler ile mimar ve mühendisleri), üçüncüsü hem örgütsüz hem de “bağımlı” bir kesimi (evli kadınları), dördüncüsü bir gazetenin okurlarını kapsayan araştırmalar şunlar:

● Cam İşçileri Araştırması: 1990-92 yıllarında Kristal-İş Sendikasına bağlı işçiler arasında yapılmış, sonuçları iki kitap halinde yayınlanmış.

● Kadının Sosyal Hayata Katılımı ve Siyasal Mobilizasyonu Araştırması: Bu araştırma 1999 yılında KASAİD tarafından yaptırılmış ve İstanbul, Ankara, İzmir metropolleri ile yakın çevrelerindeki illerde yaşayan kadınları kapsıyor.

● Mühendis, Mimar ve Şehir Plancısı Profil Araştırması: 2005-2006 yıllarında TMMOB ile birlikte tasarlanarak yürütülmüş. Birliğe bağlı Odaların üyelerini kapsıyor.

● Cumhuriyet Gazetesi Okur Araştırmaları: 1985, 1987 ve 1989 yıllarında gazete okurlarına yöneltilen anket sorularına alınan yanıtlar değerlendirilerek yapılmış. Alınan yanıt sayısı 1989’da 35.000’in üzerindeymiş.

Kitapta yukarıdaki araştırmaların önemli noktalarına ilişkin ayrıntılı bilgiler verilmiş. Özetlenen anket sonuçları üzerinden söz konusu kesimlerin o tarihteki konumlarını okuyabiliyorsunuz. Ayrıca ilgili kurumların yine o tarihlerdeki durumlarına ilişkin bilgileri hatırlamak da yararlı oluyor. Örneğin Cumhuriyet gazetesinin 1980’lerde tirajı 100 binin üzerindeymiş. Şimdi baktım, 13-19 Eylül tarihleri arasında günlük ortalama tiraj 23.500 dolayında. Alın size bir araştırma konusu daha!

Sezgin Tüzün’ün kitaba aldığı bir çalışması da VERİ Araştırmanın kendi kullanımı için yaptığı “Statü, Gelir, Tüketim Kalıpları Araştırması”. Kısaca VERİ SGT diye adlandırılan bu araştırmalar,........

© Bianet


Get it on Google Play