We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türkiye-Suriye İlişkileri

3 0 0
30.01.2019
Tarihsel süreç içerisinde Türkiye’nin Suriye politikasının su sorunu, Hatay meselesi, Hafız Esad’ın PKK’ya verdiği destek ve Öcalan Krizi bağlamında gergin bir süreçten geçtiği görülmektedir. Öcalan Krizi’nin Adana Protokolü’nün imzalanmasıyla birlikte çözüme kavuşması Türkiye Cumhuriyeti ve Suriye Arap Cumhuriyeti arasındaki ikili ilişkilerin gelişimi için kırılma noktası olmuştur. Türkiye’nin Suriye ve daha geniş çerçevede Ortadoğu politikasındaki asıl değişken paradigma ise 2002 yılında AK Parti’nin iktidara gelmesiyle yaşanmıştır. Dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından geliştirilen "komşularla sıfır sorun” prensibi kapsamında Ortadoğu’da çok daha aktif bir bölgesel politika benimsenmiştir. Bu bağlamda Suriye ile olan ilişkilerin gelişimi de olumlu bir ivme kazanmıştır.Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkiler uzun süren olumsuz süreçlerin ardından 16 Eylül 2009 tarihinde imzalanan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Anlaşması ile somut bir düzelme göstermeye başlamıştır. 13 Ekim 2009’da Türkiye-Suriye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 1. Bakanlar Kurulu toplantısı gerçekleştirilmiş, böylece başlayan sürecin emin adımlarla ilerlediği inancı artmıştır. Arap Baharının Suriye’ye yansımasıyla birlikte başlayan rejim karşıtı gösteriler Türkiye-Suriye ilişkilerinde yeniden gergin bir döneme girildiğinin sinyallerini vermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Şubat 2011’de Beşar Esad’a; yaşanan Arap Baharından kaçış olamayacağını, bu sürecin eğer bir değişime içine girmez ve muhaliflerle barışmazsa Esad’ı da vuracağını söyleyerek, o güne dek olumlu giden Suriye-Türkiye ilişkilerinde bir sapma olacağının ilk işaretini vermiştir Türkiye, Suriye’deki olaylarla ilgili başta çok net bir tavır takınmasa da daha sonra demokrasi ve özgürlükten yana olduğunu belirterek Beşar Esad’a halkın taleplerini karşılayacak şekilde reformlar yapması tavsiyesinde bulunmuştur. Türkiye, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu kanalıyla Esat’a, durumu kontrol altına alması ve Arap Baharından etkilenmemesi için üç talep iletmiştir: (1) Uzun zamandır uygulanan olağanüstü halin kaldırılması ve muhalefetin barışçıl gösterilerine izin verilmesi, (2) Suriye’de yaşayan Kürtlere kimlik verilmesi ve (3) Ordunun şehirlere sokulmaması, şehirlerde polis gücünün kullanılması. Ne var ki Esad’ın bu talepleri dinlerken gösterdiği soğukkanlı duruş, bir kabullenmeyi ve Türkiye’nin önerdiği çizgiye geçmeyi beraberinde getirmemiştir.Esad ise Suriye’de, Tunus’ta başlayan halk isyanlarının Zeynel Bin Abidin’in görevden ayrılıp ülkeden........

© Belge Haber