Yaşasın Eşitleyen 8 Mart!
Milattan binlerce yıl öncesine dayanan tarihiyle, iç içe geçmiş kültürlerimizle, sırt sırta barış içinde yaşadığımız komşumuz İran, ikinci kez ABD ve İsrail’in saldırılarına uğradı. Vatanımıza güneyden ve doğudan komşu olan üç ülke, emperyalist ABD ve siyonist İsrail’in, uydurma gerekçelerle başlattığı saldırganlığıyla karşılaştılar. Bu koşullarda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayacağız.
Saldırgan ABD ve İsrail askeri güçleri, sözde barış görüşmeleri sürerken İran’ı vurdular. Dini Lideri Ali Hamaney ve bazı komutanlarını şehit ettiler. Ancak, İran hızla saldırılara karşılık vermeye başladı. ABD ve İsrail, şimdi panikte; büyük ve ciddi kayıplar veriyorlar.
YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM!
İran çok eski bir tarihe sahiptir. Büyük insanlığa derin izler bırakan kültürü, insanlık erdemleri vardır. O erdemler ki güneşin ilk ışıklarını gören Doğu coğrafyasının tamamına yayılır. Firdevsi’nin Şahname’si, İran kadınlarının cesaretlerini, fedakârlıklarını olduğu kadar, kendini sakınmayan direngenliklerini de aktarır.
Bütün milletlerin başlıca öncelikleri, vatan savunmasıdır. Bunun kadını, erkeği, genci, yaşlısı yok ve olamaz, olmuyor da. İran, bugün bunu yapıyor. Kadınıyla erkeğiyle, savaşın ikinci günü sabahından itibaren meydanlara çıktılar. Emperyalist zorbalığın karşısına korkusuzca dikilmekteler. Diyorlar ki “Ölümse ölüm, kalımsa kalım!” Sivas........
