Devletçi, millici ve devrimci olmak
İran, 90 milyon nüfusuyla destanlar yazıyor. İran’da kadınlar, dünyaya devletçi, millici ve devrimci olmanın olağanüstü örneğini veriyor.
Bölgemizde iki sistem çarpışıyor. Emperyalist sistem ile antiemperyalist sistem karşı karşıya. Emperyalist sistemin egemenlerine karşı savaşan mazlum dünyanın anti emperyalist mazlum devletleri, yenilgilere uğradılar, işgal edildiler, bölündüler, on binlerle şehitler verdiler, yıkımlar yaşadılar.
Mazlum milletlerin arasından İran Devleti ve Milleti, öyle bir şahlanış gösterdiler ki tarihin en şanlı sayfalarında yerlerini alacaklar. Emperyalizme ve Siyonizme vurulan her darbe, bölgemiz devletlerinin üzerindeki ölü toprağını silkeleyip atıyor.
Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve Devrimcilik, Devletimizin 100 yıllık kuruluş felsefesidir. Bu yolu açan bağımsızlık savaşlarımız, milli mücadelemiz mazlum milletlere ufuk oldu. Ulusal kurtuluş savaşlarının yolunu aydınlattı.
MİLLİ DURUŞ
Şimdi kadınlarımız, ülkemizde Milli Kadın Hareketi’ni başlatırken, pratikte yanı başımızda İranlı kardeşlerimizi coşkulu bir gururla izliyor ve destekliyorlar.
Emperyalist ABD ve Siyonist İsrail’in saldırılarının bozguna dönüşmeye başlamasının belirleyici nedenlerinin başında, İranlı kadınların cesur, yiğit, güçlü milli duruşları var çünkü.
Siyasi ya da dini açıdan farklılıklarını elbirliğiyle sildiler ve yerine millici ve devletçi oldular. Milliliği bir zırh gibi birlikte giyindiler, binlerce yılın kardeşliği öne geçti, bütün bilinçlere ve yüreklere, duygulara, millilik hakim oldu. Dolayısıyla, bugün ezilen dünyanın en devrimci kadınları, İran’dadır.
Devletine sahip çıkan ve millet olmayı üstün tutan İranlı kadın kardeşlerimizin devrimciliklerinde büyük dersler vardır. Ayrıcalıklardan, önyargılardan, ikircimlere düşmekten azade bir kardeşliği yükseltiyorlar. Önderlerine sarsılmaz bağlılıkları göz kamaştırıcıdır. Vicdanlarına ve inançlarına, senliği benliği bulaştırmamışlardır.
VATAN ŞİARI
İranlı kadınların birincil kaygısı, devrimci “Vatan, ille Vatan” şiarıdır. Bu bizde, Balkan Savaşı sırasındaki kadınlarımızda, Anadolu’muzun bağrından yükselen kadın cemiyetlerinde, kürsülere çıkarak düşmana karşı milli birliğe çağıran kutlu hançerelerde vardı. Atalarımız da ‘vatan’ dediler ki İranlı kadınların kahramanlığı o nedenle bizi kardeş kılmaktadır.
Vatanına sahip çıkan, bu uğurda şehitler veren, canını ortaya atan kadınlar, çağımızın kardeşlik ve bolluk dünyasının ön cephesindeki yiğit neferlerdir. Milli devletinden yana olan kadınlar, bu çağın devrimci kadınlarıdır. Tam bağımsızlık bayrağını yükseltmektedirler. Bu gerekçenin hayatiyetinin bilincindedirler.
Barışçıl ve müreffeh bir geleceği hep birlikte öreceğiz. Başka türlüsü asla söz konusu olamaz. Atasözümüz, “Ya devlet başa, ya kuzgun leşe”, kulaklarımızın küpesidir. Mehmet Akif Ersoy atamızdan boynumuza vebaldir, “Hangi çılgın bize zincir vuracakmış, şaşarız”! Gün olur, devran döner. Devrimciler bunu bilir. Yolumuz açıktır ve aydınlıktır!
