Ateş çemberinde Türkiye ve YILDIRIMHAN
Ülkemizin bulunduğu coğrafya her zaman tarihin yazıldığı yerlerden biri olmuştur. Arkeolojik kayıtlara baktığımızda Göbeklitepe’nin yaklaşık 12 bin yıl evvel kurulduğunu biliyoruz ve şu an itibarıyla dünyanın bilinen en eski şehirsel yerleşim birimi.
Buna ek olarak Mezopotamya bölgesinin dünyanın en önemli kadim medeniyetlerinin çıktığı yer olduğunu da tarihten biliyoruz.
Dünya bilim tarihine Antik Yunanlılardan çok daha fazla katkıda bulunmuş olan Sümerliler bu coğrafyada ortaya çıktı.
Buna ek olarak Türkiye’nin ata topraklarında ortaya çıkan Hititler birçok buluşlarıyla medeniyetlerin öncüsü olmuştur. Aynı zamanda dünya tarihine baktığımızda bu bölgenin güç çekişmelerinden dolayı sürekli savaşlara sahne olduğunu da görüyoruz.
Ülkemizin coğrafyasında “Milattan Sonra” aynı zamanda gerek Doğu Roma İmparatorluğu gerek Selçuklular gerekse bir zamanlar dünyanın önemli bir coğrafyasına hâkim olan Osmanlı İmparatorluğu var olmuştur.
En son kurulan Cumhuriyetimiz ise Şanlı Kurtuluş Savaşımızdan sonra meydana gelmiş ve sürekli olarak bölgede bir istikrar gücü olarak yer almıştır.
Dolayısıyla savaş ve yaratıcılık hep bu toprakların tarihinde yer almıştır. O yüzden ülkemizin tarihten ders alarak en son modern savunma teknolojilerine Bilim Vatan kavramı çerçevesinde sahip olması gerekmektedir. Yanı başımızda yaşanan ABD – İran savaşı da dahil olmak üzere bölgemizde olan olaylar bize ders vermeli ve her zamankinden daha çok savunma teknolojimize ve AR-GE faaliyetlerine önem vermeliyiz.
YENİ NESİL SAVAŞ TEKNOLOJİLERİ
Özellikle 21. yüzyılda savaş doktrininin klasik savaş taktiklerinden çıkıp daha çok uzun menzilli füze ve dron teknolojisine yöneldiğini görüyoruz. Hemen hemen herkesin artık........
