Hizmetçinin fendi...

Sinemalarımızda geçen hafta gösterime giren Paul Feig imzalı “Hizmetçi” (The Housmaide), tipik anlamda “ev içi gerilimi” sunan bir film. Daha önce hiçbir filmini izlemediğim ama komediye yatkın bir yönetmen olduğunu bildiğim Feig, şiddetin sökün ettiği, psikolojik gerilimin zaman zaman tavan yaptığı, başkasına ve kendine zarar verme görüntülerinin gırla gittiği filmini Freida McFadden’in çok satan romanından uyarlamış ve bu kez mizaha hiç yer vermemiş. Genel anlamda, benzerlerini çokça gördüğümüz fakir hizmetçi-zengin ev sahibi öykülerinin izinden giden film, kalın vurgularla sınıfsal ilişkilere de el atıyor.

Lisedeyken işlediği cinayet nedeniyle 10 yıl kadar cezaevinde kalan, beş yıllık şartlı tahliye süresini başını derde sokmadan ve bir işte çalışarak geçirmek zorunda olan Millie, zengin Winchester ailesinin evinde yatılı hizmetçilik yapmaya başlar. Ev sahibesi Nina, dengesiz, bir anı diğerine uymayan sinirleri bozuk bir kadınken, eşi Andrew ise sakin, anlayışlı, uzlaştırıcı bir adamdır. Küçük kızları Cecilia ise okuldan arta kalan zamanlarında bale eğitimi alan, soğuk nevalenin tekidir. Bir de sürekli bahçede çalışan, hemen hiç konuşmayan, Enzo........

© Aydınlık