Yeni bir uygarlık yükseliyor |
(Ulusal Strateji Merkezi’nin düzenlediği “Güney Kafkasya’da Güvenlik Konferansı’nda Şule Perinçek’in yaptığı açış konuşmasını yayımlıyoruz.)
Hemen şurada, az ötemizde Ankara’nın ilçesi Polatlı’da vaktiyle ülkeye dirlik düzen getirmesi umuduyla Friglere kral seçilen bir yoksul köylü Gordios vardı. Anadolu tanrıçası Kibele’den doğma ünlü Kral Midas’ın babası.
Gordios, kral seçilince onun için en önemli varlığı olan öküz arabasını, şükretmek için Frig tanrısı Sabazios Tapınağı’na adar. Arabayı boyunduruğundan, kızılcık dallarından bir düğümle tapınağa bağlar.
Ama o da öyle bir düğümdür ki, onu çözen o zamanlarda da dünyanın en zor işlerinden birini başarabilecektir. Asya’nın hükümdarı olacaktır!
MÖ. 333 yılında Pers seferi sırasında Gordion’a gelen Büyük İskender, kehaneti duyunca düğümü çözmeyi dener.
Alışılagelmiş bilindik yöntemler sonuç vermez.
Sonunda kılıcını çeker, düğüme öyle bir noktadan darbeyi indirir ki düğüm bir daha birleştirilemeyecek biçimde çözülür.
Gordion’un tozlu yollarından başlayıp Kafkasya’nın o boyun eğemez sarp dağlarına uzanan bu öykü binlerce yıldır insanlığın bir çözüm arayışını dile getiriyor.
Antik Çağ’daki bu kördüğümün iplerinin uçları saklanmış, her yanlış hamlede daha da sıkılaşan bir bilmeceydi.
Bu bereketli toprakların ve özel insanlarının kaderi mi dersiniz?!
Hayır! Kader değil!
Bereketli ve özel olmanın belki de onur duymamız gereken sonucu.
Bugün “Gordion Düğümü” birçok dilde “içinden çıkılamayacak kadar karmaşık hale gelmiş durumlar” için kullanılır. Bir sorunu, ayrıntılarda boğulmadan ve alışılagelmiş yöntemlerin dışına çıkarak kökten ve hızlıca çözmek anlamına gelir.
BÖLGENİN SORUNLARINI ORTAK AKILLA ÇÖZECEĞİZ
Güney Kafkasya ülkeleri arasında uzun zamandır çözülemeyen sorunlar var. Bu coğrafya ne yazık ki, tarihsel yaşanmışlıklar, sınır anlaşmazlıkları ve emperyalist müdahalelerle çözümsüzlüğe mahkûm edilmeye........