İran yalnız füzelerle savaşmıyor |
İran yalnız füzelerle savaşmıyor.
Sanatla da direniyor.
Müzikle.
Kliplerle.
Animasyonlarla.
Füze gibi art arda yüreklere vuruyor.
Kiminin yüreğine korku salıyor, tir tir titretiyor.
Kiminin duygularına öyle güçlü… öyle bir dokunuyor ki haberi veren sunucuyu ağlatıyor.
Oysa iki gün önce o sunucu diyordu ki, “İran kim ki koskoca ABD’ye kafa tutacak…”
İşte İran bu. Övünmek gibi olmasın ama bizim komşumuz işte bu!
O klipler o videolar kimini ateşliyor… düşmanın üzerine salıyor… büyüyor… büyüyor… bendine sığmıyor…
ABD’yi de yeniyor, Demir Kubbeleri de deliyor!
Yetmiyor!
Hollywood ordusuyla da gelsin karşımıza diyor…
Edebiyat… bu coğrafyanın o eşsiz birikim ve derinliği… ve de göndermeleriyle.
Mizah desen incecikten…
Üff… nasıl can acıtıyor.
Anlıyorlar mı acaba?
Yaşadım oralarda. Emperyalizm köreltmiş ve yüzeyselleştirmiş insanlarını… günü yaşa… boş ver gitsin… amaaan ben mi kurtaracağım... bana ne… bu köşeyi dönmeliyim… döndüm mü bunu… sonra ötekini.
Beyin sisi.
Dönme dolap beygiri.
Genç yaşta.
Cesaret hapı diye uyarıcı veriyorlardı Afganistan’da askerlerine.
İsrail askerlerini görmediniz mi nasıl ağlıyorlar.
Ne olacak onların hali?
Hastalıklı.
Seri katillerin, kitle cinayetlerinin bir iki özel olay dışında yalnız ABD’ye özgü olduğunu biliyor muydunuz?
Abbas Kiarostami’nin “Rüzgar Bizi Sürükleyecek” filminden bir kare.ŞEYTANLAR ANLIYOR MU
İran o güçlü sanatıyla da savaşıyor.
Şiir gibi. Farsça anlamıyoruz.
Ama öyle söylüyorlar ki biz anlıyoruz.
Aynı yürek sesi.
Şeytanlar anlıyor........