menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devletin tebligatını yırtan devleti nasıl yönetir

45 0
31.05.2026

1970’lerden sonra art arda gelen Amerikancı darbelerle emperyalizm kendine bağlı, hatta bağımlı iktidarlar yaratmaya çalıştı.

Elbette bu çaba yalnızca onlarla da kalmadı.

Devlet yapıları bu açıdan yeniden yapılandırılmaya kalkışıldı. Ekonomisinden yargısına… siyasetçisinden… işini bilen memuruna… kültüründen sanatına… yaşam tarzına… bu iktidarları kabullenecek toplumlar ve değer yargıları da gerekiyordu…

Emperyalizmin işi bizim ülkemizde zor… hem de öyle böyle değil… çok zor!

Türkiye’nin geçmişinde çok önemli devrimler var.

Bedenden can çıksa bile… yine de unutmuyor.

Çünkü devlete o canı veren bu millet ve ataları…

Hem de kaç yüzyıllar boyunca…

Siz de şaşırmıyor musunuz…

CHP nasıl bu hale geldi diye…

Çelik çomak oynayan çocuklar gibi devleti yönetmeye nasıl aday olursunuz diyeceğim… çocuklara ayıp olacak. O kadar masum değil.

OYUNUZA NEDEN GÜVENMEDİNİZ

Yakıyorlar… yıkıyorlar… ellerinde hortum… damlarda… koltuklardan ama dikkatinizi çekerim… kırmızı hem de kızıl kırmızı koltuklardan polise barikatlar kuruyorlar… taşlar atıyorlar… yerlere deterjanlar döküyorlar… polisin ayağı kayıp düşsün diye.

Direneceğiz diyorlar. Saat sürmüyor.

Neden CHP yöneticilerinin muhatabı polis olsun ki…

Oylarıyla indirip bindirebilecekleri ortamlarımız var.

Neden güvenmediniz kendinize de dolarlar, milyon dolarlar havada uçuştu…

Oyların satıldığı tanıklıkları bir üç beş değil…

Bu paraların kaynağı nedir…

O bizim vergilerimizin parası olsa neredeyse ona razı olacağım, öpüp başıma koyacağım.

ABD’nin raporlarında adları geçiyor. “Seçim darbesiyle” geleceklermiş…

“Yoksa!” diye tehdit geliyor arkasından, o raporlarda aynen böyle yazıyordu: Türkiye “kan gölüne” dönecekmiş…

Televizyon ekranlarında seyrediyoruz.

Bir Genel Başkan, koltuğa oturmuş etrafında teşkilatı… devletin gönderdiği tebligatı nefretle cart curt… kameraların önünde parça parça yırtıyor… devlete karşı alenî suç işliyor… ağzına geleni sıralıyor.

Kime karşı?

Devletin tebligatına…

Durup düşünüyorum.

Bu devlet kimin devleti? Kime karşı? Kimden yana?

Devleti kime nasıl teslim edeceğiz.

CHP BİR GELENEK

O yüzyıllık CHP.

Bir gelenek.

Babamız o CHP’de İnönü’yle… Ecevit’le siyaset yaptı…

Bizim evde yemek yediğimiz masanın hemen yanındaki duvarda İnönü’nün ve Atatürk’ün hekimi, Verem Savaş’ın kurucusu Tevfik Sağlam’ın fotoğrafı asılıydı.

Amcam Adalet Partisi’nde Süleyman Demirel’le birlikteydi. Trabzon Senatörü’ydü. Dayım yıllarca Demokrat Parti’den Dinar’da Belediye Başkanlığı yaptı.

Anne dedem “Kızım zaman sana uymaz, sen zamana uymalısın.” diyen Çini Molla Mustafa Dedeoğlu… Cumhuriyet’in ilk sanayicilerinden.

Büyükbabam… babamın yüzünü bile göremediği Kıdemli Yüzbaşı Vasfi Efendi elinde kılıcıyla 19 Mayıs 1915 Çanakkale şehidi. Arkada........

© Aydınlık