ABD borç ölüm sarmalına giriyor |
Hedge fonu milyarderi ve Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio, Davos’taki Dünya Ekonomik Forum’unda Fortune dergisiyle yaptığı bir söyleşide “Saf olmayalım, ‘ah kurala dayalı sistemi bozuyoruz’ demeyelim… O sistem bitti! Bitiyor…” demişti.
Bu artık görünenin bir kabullenilmesi: “Eski ekonomik dünya düzeni sona erdi ve yakın zamanda geri gelmesi de pek olası değil.”
Hedge fonu nedir diyeceksiniz…
Parası profesyonel fon yöneticileri tarafından bir araya getirilip aktif olarak yönetilen özel bir yatırım fonu… kâğıt üzerinde paradan para kazanmak yani…
Ama ne para!!
Neyse konumuz o değil.
Bunları söyleyen kâğıt üzerinde para kazananlardan, para kazanan dünyaca ünlü bir milyarder Ray Dalio, diyelim geçelim…
Geçmeyelim de haberi ondan alalım.
Çünkü havayı iyi kokluyorlar.
Daha geçen yıldan, “yatırımcılarını” uyarmıştı. 2025’te CNBC’ye verdiği bir söyleşide ABD’nin hızla “borç ölüm sarmalına” doğru gittiğini belirtiyordu.
İÇ SAVAŞIN EŞİĞİNDE
Artık ABD’nin “benzeri görülmemiş bir iç savaşın eşiğine” geldiğinden söz ediliyor.
Bu ABD toplumuna da hep söylüyoruz, aşırı kutuplaşma şeklinde yansımasının bir anlamda doğal sonucu.
Büyük kehanet değil, yani.
Alışageldiğimiz “ekonomik dünya düzeni” bitti.
ABD’nin ulusal borcu, Mart 2026’da 38,86 trilyon dolarla rekor bir seviyeye kadar çıktı.
ABD federal hükümeti, borcunun yalnızca faiz ödemeleri için bile yılda neredeyse 1 trilyon dolar bulmak zorunda.
“Aptallık etmeyin. Eski ekonomik düzen kalmadı.”BORCU BORÇLA KAPATMA
Döngü burada başlıyor.
Bizim de yakından tanıdığımız, daha doğrusu dayatılan bir yöntem. Borcu borçla kapatma sarmalı.
“Yatırımcı” da bunu gördükçe kaçar elbette, tahvilleri elinden çıkarıyor. Ölüm sarmalı! Bu arada yatırımcı sözcüğünü özel anlamda kullanıldığı için tırnak içine alıyorum. Çünkü biz hâlâ yatırımcıdan üretim yatırımını anlıyoruz.
1945’ten sonra bilindiği gibi dünya Gayri Safi Millî Hasılası 1 trilyon dolar. Yüzde 50’si ABD’nin payı, 2024 IMF rakamlarına göre yüzde 25’e düşüyor. AB’nin payı da öyle. Yüzde 30’du 20’ye düştü.
ADALETSİZLİK VE PATLAMALAR
Bunun emperyalist-kapitalist sistemin kuralına göre içeriye yansıması klasik zenginin daha zengin-fakirin daha fakir şeklinde yansıması “doğal” oluyor!
Küresel salgın döneminde iyice keskinleşen ve su yüzüne çıkan bu adaletsizliğin yol açacağı patlamalar sıçramalarla geliyorum diyor.
“Yeniden Büyük ABD” fikrini uygulama bir anlamda geldi dayattı.
Neden olarak gördüğü Asya’ya doğru yola çıkması bu nedenle.
Bir örnek verelim.
Bir trilyon dolar cari açığının en büyük payı 300 milyar dolar kime?
Çin’e.
Arkasından AB… Kanada… vb geliyor. Onlar da şimdilik.
Asya hızla yükseliyor.
Türkiye, Rusya, İran… bu eşiği aşmak zorunda ABD. Bulduğu eski çözüm!
Ama artık o ülkelerde eskisi gibi değil. Olmamalı zaten.
İran savaşı o koca ABD’yi, parantez içinde kâğıttan kaplanı, daha beter batırdı.
Savaş maliyetinin altından kalkamıyor, katlanarak batak ekonominin üzerine bindi.
KAYIP YALNIZCA PARA DEĞİL
Onun için kayıp yalnızca “para” değil. Dalio’ya göre ABD’nin temerrüde düşmesi olası değil. Hadi diyelim ki Merkez Bankası basar, yerine koyarsın. Gerçi o zaman da enflasyon filan derken daha beter olursun, boğuşursun…
Ama daha büyük tehdit doların değer kaybetmesi olarak görülüyor.
Doğru mu… doğru… Esas önemli olan doların “itibarı” … “güvenirliği”…
Dediğim dedik emperyalist sistem sarsılıyor… depremler sonrası temeldeki çatlaklar… artçı sarsıntılar… birbiri arkasına köhneyen yapıyı giderek daha çok tehlikeye atıyor.
İşte esas ölüm sarmalı bu!
Eskiden ABD’nin askerî gücü kimine göre güvence, kimine göre tehditti.
Şimdi varlıkları, üsler bile risk unsuru.
İRAN ABD EKONOMİSİNİ BİLİNENDEN ÇOK SARSTI
Birçok ekonomik yorum ABD’de artık “esas 18 Mart’tan sonra…” diye başlıyor.
Savaşlar hızla zamanı ve sermayeyi tüketiyor. Güveni eritmeye başladı.
Bunu Dalio “kâğıtların” güvenliğini hesaplarken doğru saptamak zorunda.
Onun için haberi ondan alalım dedik. Ama haberler her yandan yağıyor.
Düşenin dostu kalmaz.
Acı… acı… herkes gerçekleri kafasına vurup duruyor.
IMF… Dünya Bankası… kredi kuruluşları…
Herkes “yeni güç dengesinin” kuruluş müjdelerini vermeye başladı.
Duyana!
Safını doğru belirlemek isteyene!
IMF savaşın dünya ekonomisini “yönünden çıkarabileceği” ve uzun süreli bir çatışmanın küresel bir durgunluk riskini taşıdığı konusunda uyardı.
Dünya düzeninin değiştiğini artık kabul ediyorlar
Dalio, dünyanın tehlikeli yeni bir aşamaya girdiğini, “Bana öyle geliyor ki, çoğu insan o an dikkat çeken olaylara odaklanıp tepki veriyor -örneğin şu an İran’da yaşananlara- ve asıl olup bitenleri ve muhtemelen olacakları kaçırıyor.” diye yazdı. Bugün dünyadaki diğer çatışmalar bir araya geldiğinde, “geçmişteki ‘dünya savaşlarına’ benzer, çok klasik bir dünya savaşı oluşturuyor” görüşünde.
Bu bozulma, tek bir savaşın veya piyasa olayının ötesine geçiyor.
“Elimde, para politikasının, bazı iç siyasi düzenlerin ve jeopolitik dünya düzeninin çökmekte olduğu Büyük Döngünün bir aşamasında olduğumuzu gösteren birçok gösterge var.” diye ekledi ve son birkaç on yılı tanımlayan küresel sistemin de değişim içinde olduğunu savundu.
“Dünya düzeni değişti... artık tek bir baskın gücün düzeni dayatmadığı, güçlünün haklı olduğu bir dünya düzenine dönüştü.”
Söz konusu para olunca gerçekçi olmak zorundalar.
Herkesin derdi başka!
Ne olacak ABD’nin hali
Fortune’dan bir rapora göre, ABD Hazine Bakanlığı, 2026 mali yılında ülkenin borçlarını ödemek için haftada 11 milyar dolar harcıyor ve bu da o yılki federal harcamaların yüzde15’ini temsil ediyor.
Daha da kötüsü, ülke gelirinden daha fazla harcama yaparak açık vermeye devam ediyor. Hazine Bakanlığı’nın raporuna göre, Federal Hükümet 2025 mali yılında 1.78 trilyon dolarlık bir açık verdi; bu yıl da 7.01 trilyon dolar harcama yaparken sadece 5.23 trilyon dolar gelir elde etti.
Kongre Bütçe Ofisi (CBO), federal bütçe açığının 2026 yılının sonuna kadar 1.9 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. İran ile savaş da enflasyonu ve küresel borçlanmayı etkilemesi kaçınılmaz.
Zararın neresinden, nasıl dönecek.
ABD’nin önündeki zor karar bu.
Bazı yorumcular, ABD masadan kalkınca “işte bak ABD zaten anlaşmak istemiyor” diyorlar.
Öyle yanlış ki! Tam tersine bir an önce bitsin istiyor.
Kirli değneğin neresinden tutarsam en az zararla sıyrılırım bu işten hesabında.
Karar verici güç artık “O” değil, biziz.
Arkasından gelmeye heveslenenlerin de şansı yok
Uluslararası Para Fonu (IMF), İran savaşından kaynaklanacak enerji şokunun, dünyanın gelişmiş ekonomileri arasında en çok İngiltere’yi etkileyeceğini öngördü.
IMF, son Dünya Ekonomik Görünümü raporunda, İngiltere’nin bu yılki büyüme tahminini, ocak ayında savaş başlamadan önce yapılan yüzde1.3’lük tahminden yüzde 0.8’e düşürdü.
Fon, not düşürmenin savaş, daha az faiz indirimi ve yüksek enerji fiyatlarının etkisinin gelecek yıla kadar süreceği beklentisinden kaynaklandığını belirtti.