Petrol kriziyle yüzleşememenin bedeli |
Finansal piyasalar zihinsel olarak hâlâ 1973’ü yaşıyor. O dönemin petrol krizini hatırlayanlar -ya da ders kitaplarından okuyanlar- şunu biliyor; OPEC ambargosu başladı, fiyatlar fırladı, birkaç ay sonra piyasalar normalleşti. Piyasa oyuncularının bugün petrol fiyatına bakış açısı tam olarak bu; ‘Geçecek, Trump bir şeyler söyler, İran masaya oturur, Hürmüz açılır, fiyatlar düşer.’ Ancak bu okuma hem tarihi hem de güncel verileri görmezden geliyor. Zira şu anda yaşanan kriz, insanlık tarihinin gördüğü en büyük petrol arz şokudur. Ve bu kriz haftalar değil, muhtemelen yıllar sürecek.
SPOT PİYASA İLE FİNANSAL PİYASA ARASINDAKİ UÇURUM
İlk çarpıcı veri şu; Brent ham petrolün fiziksel piyasa fiyatı, finansal piyasaların fiyatlamasının en az 20 dolar üzerinde seyrediyor. Bu makas bu kadar açık olduğunda ne anlama gelir? Piyasanın kâğıt üzerindeki “iyimser” fiyatlaması ile fiziksel gerçeklik arasında ciddi bir kopuş var demektir. Fiziksel petrolü bugün teslim alması gereken -rafineriler, uçak yakıtı şirketleri, kimya endüstrisi- piyasalardaki iyimser fiyatın çok üzerinde ödüyor. Bu kopuş, krizin ciddiyetini fiyatlamak istemeyen manipülatif pozisyonların yarattığı bir yanılsamadır. Ama gerçeklik er geç kapıyı çalacaktır.
Söz konusu kopuşun sebebi kısmen Trump faktörüdür. Piyasalar, Trump’ın her açıklamasını son derece ciddiye alıyor. “Anlaşma oldu!” dedi mi vadeli fiyatlar sert düşüyor. “Görüşmeler çöktü!” dedi mi fırlıyor. Bu, son iki ayda petrol piyasalarında tarihin hiç görmediği bir volatilite yarattı. Bir günde 10 dolarlık dalgalanmalar artık olağan hale geldi. Ancak fiziksel petrol piyasası bu oyundan çok uzakta; stoklar eriyor, rafineriler yakıt bulmakta zorlanıyor, Avrupa’nın jet yakıtı rezervleri haziranda 23 günlük kritik eşiğin altına düşecek.
HAZİRANDAN İTİBAREN DÜNYA BİLİNMEZE GIRIYOR
JP Morgan Emtia Araştırma Birimi, Kpler, IEA, EIA ve JODI verilerini bir araya getirerek son derece sert bir tablo ortaya koyuyor. Dünya görünür petrol stokları şu an rekor hızda eriyor. Grafik çarpıcı; Şubat 2026’da İran Savaşı’nın başlamasıyla stoklar sert düşüşe geçti. JP Morgan iki kritik eşiği tanımlıyor:
n Operasyonel Stres Seviyesi (7,6 milyar varil): Haziran 2026’ya kadar bu seviyeye ulaşılacak. Bu noktada boru hatları ve rafineriler zorlanmaya başlıyor. JP Morgan’ın fiyat öngörüsü 200 dolar. “Haftalarca” sürecek bir kriz.
n Operasyonel Taban Seviyesi (6,8 milyar varil): Eylül 2026’ya kadar bu kritik eşiğe ulaşılacak. Bu, boru hatlarının çalışması ve rafinerilerin ayakta kalması için gereken mutlak minimum seviyedir. Bu seviyede petrol fiyatı için JP Morgan tahmini 500 dolar. “Aylarca” sürecek bir kriz.
Bu veriyi daha somut hale getirelim; ABD, Stratejik Petrol Rezervlerinden (SPR) 22 Mart’tan bu yana rekor düzeyde çekim yapıyor. Sadece bir haftada 7,1 milyon varil çekildi. Aynı dönemde ABD, günlük 8,2 milyon varil rafine ürün ihraç ediyor; bu da tarihî bir rekor. Üretim artmıyor. Sondaj kulesi sayısı artmıyor. Kısacası, ABD hem kendi rezervlerini hızla eritiyor hem de piyasayı........