Haydutluk ABD’nin çöküşünü durduramayacak |
ABD’nin çirkin emperyalist ve haydut yüzü bir kez daha ortaya çıktı; 3 Ocak 2026’da Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile eşi Cilia Flores’i kaçırdı. ABD, Afganistan’a ‘terörle mücadele’, Irak’a ‘nükleer silahları tehdit’ gibi uydurma ve yalan gerekçelerle saldırmıştı. Bu sefer gerekçe ‘narkoterör’ oldu. ABD’nin yaptığı kaçırma eylemi ve Venezuela’ya uyguladığı ağır yaptırımlar sözde demokrasi ve insan haklarıyla gerekçelendiriliyor. Ancak sahadaki gerçeklik, Venezuela’nın yalnızca politik açıdan değil, petrol, madenler, lojistik hatlar ve jeopolitik konum itibarıyla dünya sisteminde stratejik bir düğüm noktası olmasıdır. Bu yüzden Venezuela üzerinden yürütülen mücadele, Washington’un “arka bahçesi”ni korumasından daha fazlasıdır. Bu, ABD’nin ekonomik çöküşünü geciktirme, kaynak erişimini güvenceye alma ve yükselen BRICS’i frenleme stratejisinin merkezindedir.
Venezuela dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahiptir. Bu rezervlerin büyük çoğunluğu ağır petroldür. Özel rafinaj altyapısı gerektirir ve ilginçtir ki ABD Körfez kıyısındaki rafineri parkı tam da bu petrol tipini işlemek üzere inşa edilmiştir. Venezuela’nın doğal gaz bakiyesi Latin Amerika’nın en büyüğüdür. Bunun yanı sıra ülke; altın, boksit, nikel, koltan, nadir toprak elementleri ve demir cevheri dâhil kritik madenler üzerinde oturmaktadır. Küresel yeni ekonominin temel girdileri arasında yer alan koltan ve nadir elementler; füze kontrol sistemlerinden İHA motorlarına, yarı iletkenlerden yeni nesil enerji depolama teknolojilerine kadar ABD savunma sanayiinin merkezindedir. Bu nedenle Venezuela’nın doğal kaynaklarına erişim ne kadar sınırlanırsa ABD’nin jeoekonomik kırılganlığı o kadar artabilir. ABD’nin amacı bu ihtimali ortadan kaldırmaktır.
Trump’ın ekonomi programı Venezuela’yı yalnızca bir hedef olarak değil, küresel yıpratma stratejisinin test alanı olarak gördü. Tarifeler, ambargolar ve finansal abluka ABD’nin yeni jeoekonomik araçlarıdır. Trump göreve geldiğinden beri ABD tehditlerin dozunu artırıyor. Ancak bu tehditler eskisi gibi etki yaratmıyor. ABD’nin resmi hedefi sözde “Amerikan işçisini korumak” olsa da fiili amaç, kaynak denetimi, tedarik zinciri kontrolü ve rakip blokları çevrelemektir. Peki, Trump’ın başlattığı bu agresif politikalar işe yaradı mı? Bu program:
- ABD ticaret açığını kapatmadı
- Tedarik zincirini ABD’ye değil Meksika, Vietnam gibi yeni ara merkezlere kaydırdı
- Reel gelir kaybı yarattı
Venezuela’da Hugo Chávez dönemi Latin Amerika sosyalizminin........