menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’nin enerji stratejisi ve çıkış yolu

22 0
11.05.2026

Enerji bağımsızlığının en kritik bileşeni, baz yük üretiminde yerli ve kontrollü kaynakların geliştirilmesidir. Bu bağlamda Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin dört reaktörünün devreye girmesi, Türkiye’nin enerji mimarisinde yapısal bir dönüşüm anlamına gelecektir.

Akkuyu NGS Stratejik Etki Analizi:

1. Toplam kapasite 4 bin 800 MW, yıllık üretim ~35-40 milyar kWh

2. Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yüzde 10’unu tek başına karşılayacak kapasite

3. Termik santrallerde kullanılan doğal gazın önemli kısmının ikamesi ile ithalat faturasında yapısal düşüş

Modüler ve Mikro Reaktörler (SMR/µR) Dağıtık Enerji Güvenliği:

1. 10-300 MW arası SMR’ler ve ≤10 MW mikro reaktörler ile esnek, ölçeklenebilir üretim

2. Askeri üsler, sınır karakolları, izole yerleşimler için şebeke dışı enerji bağımsızlığı

3. Fabrikada modüler üretim ve saha kurulumu ile süre, maliyet ve risk faktörlerinin optimum seviyeye indirgenmesi

4. Yenilenebilir kaynaklarla hibrit sistem entegrasyonu ile kesintisiz baz yük desteği

Asya Ekseniyle Teknoloji Entegrasyonu:

1. Rusya: Akkuyu’da Rusya’nın en modern VVER-1200 teknolojisinin yanında SMR Modüler Nükleer Reaktör RITM serisi, Shelf-M mikro reaktörleri ve teknoloji transferi ile birlikte yakıt tedarikinde mevcut işbirliğin sürdürülmesi

2. Çin: NTE ayrıştırma ve SMR Ar-Ge’sinde potansiyel teknoloji transferi ve ortak üretim modelleri

3. Arjantin ve Japonya: İleri reaktör tasarımlarında üçüncü taraf işbirliği seçeneklerinin değerlendirilmesi

Hürmüz senaryosunda, deniz yoluyla fosil yakıt tedarikine bağımlılık ciddi bir risk unsuru iken, karada ya da modüler reaktörlerle hem kara hem de denizde üretilen yerli nükleer baz yük, Türkiye’ye stratejik manevra alanı........

© Aydınlık