İran düşerse Türkiye boğulur |
Bugün İran’da yaşananlar, bir iç çatışma değil; dünya emperyalizminin yeni cephesidir. Tahran, Şiraz, Tebriz sokaklarında bazı gruplar ekonomik kaygılarla haklı eylemlerini sürdürürken, aynı anda gökyüzünde Elon Musk’ın Starlink uyduları İran semalarında beliriyor. Bu uydular, iletişim özgürlüğü vaat etse de aslında ABD’nin rejimi devirmek için bölgeye gönderdiği aparattır.
“Kadın, Özgürlük” sloganı altında yürüyenlerin arasında, ABD ve İsrail’in finanse ettiği eşkıyaların bulunması, İran devletini temkinli olmaya sevk etmiştir. Bazı protestolar meşru taleplerle başlasa da zamanla kamu binalarına molotof atılması, polis karakollarının yakılması, sınır bölgelerinde silahlı çatışmalar yaşanması bir emperyalist oyuna dönüşmesine neden olmuştur.
İran Devleti de bu ayrımı başarılı bir şekilde yapmaktadır. Meşru yürüyüşleri izliyor, talepleri dinliyor; ama silahla gelenlere göz açtırmıyor. Bugün İran halkının kulağına fısıldanan “özgürlük” lakırtılarının, yarın bir sömürü ve bölünme aracı olarak geri döneceği halk tarafından görünmektedir.
Hatırlarsak Elon Musk, Twitter’da bir kullanıcıya cevap verirken itirafta bulunmuştu:
“Kime istiyorsak darbe yaparız.”
Bu söz, sadece Bolivya için geçerli değildi. Musk’ın SpaceX’i dünyanın her yerinde “bağlantı özgürlüğü” bahanesiyle dijital müdahale altyapısı kurarken, Tesla’sı için lityum ve NTE hazırlığı yapmaktadır. Starlink, Ukrayna’da olduğu gibi, şimdi İran üzerinde de dolaşmaktadır. Resmi olarak “protestoculara ses olma hakkı” veriliyor; gerçekteyse devletin iletişim altyapısını çökertmek, güvenlik sistemlerini felç etme amacını hedeflemektedir.
Ancak bu kez işe yaramadı; çünkü İran, yalnız........